47

1235 Kelimeler

Aytaç gideli bir saat olmuştu ve biz Kutay'la barda ciddi ciddi garsonluk yapıyorduk. "İşe ihtiyacın yok neden çalışıyorsun" dediğimde "Hiç kusura bakma çiçeem, seni gözümün önünden ayıramam. Gerekirse burda çalışmaya devam ederim" demişti. Kutay hâlâ bildiğimiz çiçeem diyen eski mahalle abisi. İki ay onda hiçbir şeyi değiştirmemiş. Sadece daha bir özlemle bakıyor, daha fazla üzerime titriyordu. Bizi öpüşürken gören müşteriler gitmiş, yerine yenileri gelmişti. Zaten onlarda hesaplarını öderken tebrik ede ede bir hal olmuşlardı. Sahi tebrik edilecek ne yapmıştık ki biz, sadece kavuşmuştuk. Doğru sonunda kavuşmuştuk. Kafamda saçma salak sorular dönse de sormamaya çalışıyordum kendime, şimdi değil, Kutay'a kavuşmuşken ondan başka bir şey düşünmek istemiyorum. Masasına tekilalarını götür

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE