İyi okumalar dilerim... Sibel Ateş'ten anlatım... Sonsuzluk; Karanlığın içinde, soğuk bir odaya mahkum kalmış ruhumla adım adım ilerliyordum. Yanımda mavi hastane kıyafeti giymiş bir adam, bana annemi gösterecekti. Teşhis etmem gerekiyordu onu, aynı zamanda bir veda. Büyük bir odanın içine girmiştik. Kapının girişinde koca harfler ile MORG yazıyordu. Kanımı vücudumdan çeken bir soğukluk, etrafta sayısını sayamayacağım kadar çok çelik kapılı kutucuklar vardı. Odanın içi bembeyaz olsa da, benim içim kararmıştı. Soğuktan başka hiçbir şey hissetmiyordum. Kalbim deliler gibi çarpıyor olsa da, bunu soğukluğa vermiştim. Ya da öyle düşünmek işime geliyordu. Görevli bir dolabın önünde durup bana bakmıştı. Kararsız bir şekilde "hazır mısınız?". Derin bir iç çekerek "hazırım". Hazır olmak zorun

