Yağmur son şiddetiyle devam ederken ikimiz de yatağa oturup camdan dışarıyı seyretmeye başladık. Mübarek gök yok gibiydi. Delik falan değildi yani. Bildiğin yoktu. Buluttan ibaretti. "Neden her seferinde," diye sesli düşündüm, "biz yan yanayken böyle çok yağmur yağıyor?" Sorum gayet ciddiydi. Ne zaman yalnız olsak yağmur yağıyordu. "Ezgi," dedi dalga geçer gibi, "Aralık ayı bitmek üzere. Kar yağmadığına dua et. Yağmurun bizimle ne alakası var?" Piç herif. Sen dikkatli olmayabilirsin ama ben dikkatliyim. Uludağ'da kar kalınlığı 58 cm'ye ulaştı. İçimden sövmelerin en güzeli deyip cevap vermezken o az önce söylediklerini konuşmaya başladı. Sabaha kadar oturup bu teoriler hakkında fikir alışverişi yaptık sadece. Ona olan sinirim ayrıydı. Onun acısını başka türlü çıkartacaktım ama söyledikle

