Bursa sınırları içerisine girmiş, gece uyumayıp gidiş yolunda uyumuş olmama rağmen, dönüş yolunda gözlerimi kırpmamı bile bir süre saymıştım. "Sana gidiyoruz değil mi?" diye sorduğunda aklımdaki 88 farklı çeşit düşünce arasında çıkarak ona doğru döndüm. "Yok ya, size gidelim." Ne kadar kendi evime gidip rahat bir uyku çekme isteği içime şelale gibi dökülse bile oraya gitmek istiyordum. "Çocuklar var, ses falan yaparlar Ezgi. Sende rahat rahat uyurduk..." Ses tonu sorgulayıcı gibi olsa bile altında bir neden yoktu neyse ki. "Bana gidersek sence bizimkiler rahat bırakır mı? Sabahın 7.15'inde Dilara kapıya dayanmaz mı Kutay? Ne yaptığımızı herkes merak etmiyor mu? Ben şahsen okula gitme taraftarı değilim sabaha." Bir zahmet. 14 saat 57 dakika önce Rize'den ayrılmıştık. Saat gecenin 3.

