19 sene öncesi... "Güzelum," dedi herkesten saklandıkları yerde buluştukları zaman, "Herkesten helalluk istemeya gelmiştum, seni de görmedan gidemedum..." Sırma gibi uzun, altın gibi parlayan sarı saçlarını geriye iterek, "Gitseydun bir daha konuşmazdum senunle zaten." dedi gülüşü adama cenneti gösterirken. "Sen benumla konuşmazsan kafamu keserum da." Mavi gözlerini gölgeleyen kaşları çatıldığı zaman yeşilinde kaybolduğu gözlerine baktı uzun uzun. "Ben yarun akşama gideyrum Sunay'um. Hele şu askerluk bir bitsun, gelup isteyeceğuz seni babandan." "Vermazse kaçarum da," dedi Karadeniz'in hırçın kızı. "Benim bir yaşlu babam vardur, bir de sen varsun Sunay'um. Önce Allah'un emriyle bir isteyelum da, vermazse bilirum, kaçarsun." "Al buni," dedi Sunay cebinden para çıkartıp sevdiği

