-ŞEYDA- Cabir elindeki iğneyle benimle dalga geçerken gözlerimi bir an olsun alevden ayıramamıştım ve çok kötüydüm. Arkamı dönüp kapıyı yumruklamaya ve bağırmaya başladım fakat Cabir buna izin vermedi ve iğneyi bana saplamak için bir hamle yaptığında hızla kapıdan uzaklaşmak zorunda kaldım. Odanın ortasında alevler, alevlerin etrafında Cabir ve ben. Yine o eski günler, yine korku dolu bakışlarım dönüp duruyordum. Cabir elindeki iğneyi bana saplayıp bayıltmayı sonrada işkence yapmayı düşünüyordu. Buna izin veremezdim. Tam buradan kurtulacakken bunu yapmasına izin veremezdim. Bağırıyordum fakat hiçbir işe yaramıyordu ki bu! Çünkü burası bir akıl hastanesiydi ve herkes artık alışmıştı. Zaten tek bağıran da ben değildim... " Lütfen... Lütfen yapma... İzin ver gideyim. Ne olur izin ver. Bıra

