/49.Bölüm/

302 Kelimeler

"Buraya bakıyor iki saattir." Omuz silkip meyve suyumdan büyük bir yudum aldım. Kantinde Şeref ve ben oturuyorduk. Karşı masada oturan Doğuş'un göz hapsinde gibiydik. Gözlerimi onun gözlerine çevirip şirince sırıttım. "Ne geçiyor aklından?" "Aslında hiçbir şey geçmiyor. Ceren'e ne olduğu, Bilinmeyen'in Doğuş olduğu, ya da tüm bu olanlar." dudaklarımı ıslattım ve devam ettim. "Sanırım duygularımı köreltti. Hiçbir şey hissetmiyor, düşünemiyorum." Kolunu omzuma atıp güç vermek istercesine sıktı. Ona samimi olmasına özen gösterdiğim bir tebessüm yolladım. Dün Ulaş'la konuştuktan sonra ne kadar saçma şeyler yapıyor olduğumun farkına varmıştım. Ondan intikam alınca içim falan soğumayacaktı. Onun kötü olmasıyla mutlu olmayacaktım. Vazgeçmiştim. Her şeyi, herkesi kendi hâline bırakmıştım.

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE