"Günaydın." Şirince gülümseyip yanıma gelen Doğuş'a karşı göz devirdim. O söylediklerinden sonra karşısına bile çıkmamıştım ve yanıma gelen yine kendisiydi. "İdil, konuşalım mı lan?" Ona ters bir bakış atıp gözlerimi kantinde dolaştırdım. Ulaş ve Şeref çapraz masada Kafa Topu oynuyorlardı. Burnumu kırıştırıp kahvemden büyük bir yudum aldım. Asla yenilmeye doyamıyordum o oyunda. "Ben haklıyım tamam mı?" "Tamam, git." "İdil, dinle beni bi'" Bıkkın bir nefes verip ayağa kalktım. Kolumdan tutunca ise alayla gülüp konuştum. "Uzak dur benden. Ben çok şımarığım." Yanından geçtim ve kantinden çıktım. Aptal saptal bir nedenden dolayı bana ağzına gelen şeyleri söyleyemezdi. *** Doğuş: İdil bebeğim Doğuş: Mükemmel şey Doğuş: N'abersin kız çırpı? İdil: Ne istiyorsun? Doğuş: Seni İ

