Adamların kıyafetleri ve arabalarıyla yola koyuldular. Belli ki bu adamlar harabelerdeki adamların ekibiydi. Bakalım nasıl olacaktı. Doktora içeri giremesek dışarı çıkartırız demişti. Ama inat değil mi içeri giresi tam içlerinde kendilerini güvende hissettikleri yerde kafalarına sıkası vardı. 4*4 cipe binip hızla harabelerin olduğu yere doğru yol aldılar. "Komutanım bir km kaldı bakın görünüyor. Gerçekten de kale gibi korunuyor." dedi Ali. "Merak etme Ali o kaleyi başlarına geçirmeden buradan dönmek yok." diyerek hepsi sustu. Dağlar sanki kağıt kesiği gibi taşlı parça parça ve dikti. Pek çok yerde mağara girişleri görünüyordu. Sanki nevşehirdeki peri bacaları gibi ama daha vahşi daha çirkin görüntüde ki taşları izlediler yol boyu. Ali dayanamayıp "Canım memleketim ne güzelsin bee dağına

