Aşk ve Gurur

1842 Kelimeler
"Durasan artık seni istemiyorum." "Sen ne dersin? " "Seni istemiyorum aptal adam." "Bana bak seni sikmem için yalvarırken böyle demiyordun ama." "Terbiyesiz sen emrimdeki bir köpeksin. Ben ne desem yapmak zorundasın. Şimdi de defol git diyorum." "Bana bunu yapamazsın?" "Öyle bir yaparam ki." "Bana bak seni sevdim hemde çok seni siken sana dokunan herkesin kafasını bu ellerle aldım. Beni zorlama." Ellerini havaya kaldırıp gösterdi. "Ne yaparsan beni de alarsan? Bunu dersin?" "Sana kıyamam ama beni hayatından çıkartırsan hayatına giren herkesin hayatına son veririm." "Sen bene nasıl tehdit edersen? Korkmazsan Agil'e derim görürsen." "Sen yoksan beni kimseyle korkutamazsın. Ben senin için her şeye katlanıram ve burada dururam. Yoksa burada kalmaya sebebim yoktur." "İyi işte defol git ben Agil'e derim sorun çıkartmaz." "Yalnız gitmem." "Ne diyorsun çık odamdan." "Çıkmam." "Defol." "........." "Dursana ne yaparsın hey durr." demesine aldırış etmeden Andreas eliyle ağzını kapadığı kadının yüzünü duvara yasladı ve diliyle boynundan kaşlarına dek sertçe yaladı. Bir kolunu arkaya kıvırmış ve bastırıyordu. Normal şartlarda Afag Hüseynovanın çok hoşuna giderdi.Manyak kadın tecavüz taciz sert sevişmeden keyif alır ille canını yaktırırdı. "İstediğin benim ve benim sana dokunuşlarım. Kimse benim sana verdiğim zevki veremez." "........." boğuk çıkan sesine aldırış etmeden çenesini ısırarak emdi.Üzerindeki saten elbisenin yakasından tuttuğu gibi aşağıya indirdi. Elbise parçalanmış belinden sarkıyordu. Kırmızı dantel sütyenli beyaz sırtı gören Andreas kendini kaybetmiş yalıyor emiyordu. Altındaki kadın hareketlense de kocaman adamın gücü karşısında bir şey yapamıyor yerinden bile kıpırdamıyordu.Sütyeni de çekip koparmasıyla kadını çevirip dudaklarına bastırması bir oldu. Afag Hüseynova kendini geri çekmek istese de Andreas bir eliyle iki elini geride tutuyor diğeriyle de ensesinden bastırıyordu. Afag Hüseynova'nın itaat etmekten başka çaresi yoktu. Direnmesi zevk almaya dönünce Andreas onu yatağa doğru ittirdi. Yatağa uzatıp üzerine uzandı ve ellerini kelepçeledi. Ağzına kırmızı bir top sokup başının arkasından bağladı. Ayaklarını da bağlayacakken çenesine inen tekmeyle güldü. "Hep bunu yapmanı istemiştim kısmet bu günedir?" diyerek sol ayağını da kelepçeleyip karşısına geçti. Yatağın etrafında dolandıve üzerindekileri büyük bir sakinlikle çıkartıp kenara fırlattı. Koca aleti eline alıp ayaklarına sürttü. Minik beyaz ayaklar pembe topuklar emmeyi en sevdiği yerdi. Eliyle bacağını boydan boya okşayıp yatağın ayak ucuna diz çöktü. Sevdiği kadının parmaklarını tek tek emip yaladı. Topuğuna geldiğinde diliyle emiyor vakumluyordu. Afag Hüseynova daha önce böyle bir sevişme yaşamadığından kendinden geçmiş gözleri yarı kapalı inliyordu. Aletini bacaklarına sürtüp ara ara vurarak bacak arasına sürttü. Vıcık vıcıktı. Dizlerinden hafif kaldırıp başını oraya soktu. Diliyle en tepe noktaya dokunup ısırdı. Afag Hüseynova ağzındaki topa rağmen yüksek sesle inleyerek titredi ve uzun uzun aktı. Başını hafif kaldırıp piç bir gülüşle kadınına baktı Andreas. "İşte benim bebeğim ak bana yavrum bana gel." diyerek başını tekrar oraya gömdü. Dilini kıvırıp ileri iterek içeri sokuyor alt dudaklarıyla sanki öpüşüyordu. Çıkan seslerden kendi bile azmış bir eli aletinde çekiyordu. Afag Hüseynova titremeye başladığında yeniden hazır olduğunu anlayıp dilini tepeye bastırıp ağzına aldı ve yavaş yavaş emdi. Afag Hüseynova yeniden boşalmaya başladı ama bu kez daha sakin daha derinden boşaldı. Kadın kendinden geçmiş bu kez gözleri kapanmıştı. Gece henüz yeni başlıyordu yoktu öyle yoruldum deyip uyumak bayılmak. Odadaki küçük dolaptan aldığı vhisky şişesini alıp açtı kocaman bir yudum içip yatakta yatan süt gibi kadının üzerine boca etti. Soğuk sıvıyla kendine gelen Afag Hüseynova sıçradı ve hareket etmeye çabaladı. "Eğlence yeni başlıyor bebeğim." diyerek parmak uçlarından başlayarak her bir noktayı uzun uzun emdi yaladı ve öptü. Göbeğine çıktığında Afag Hüseynova dayanamayıp kendi kendine boşalmıştı ama bu kez Andreas ne emişine ne de yalamalarına ara vermişti. Canının istediği gibi sevdiği kadınını belki de son kez diyerek emiyor öpüyor yalıyordu. Memelerinin altına çıktığında elleriyle ikisini birleştirdi ve uçlarını parmakları arasında ezip sağa sola yatırdı. Memelerin sıkıp bırakıyor dalgalanmalarıyla yüzü gülüyordu. "Seni her sikişimde sabaha dek koynumda uyumanı istedim. Ama sen buna hiç bir zaman izin vermedin. Üstelik sana olan hislerimi biliyordun buna rağmen bana fahişe muamelesi yaptın. Canın istediği her erkeğe kendini siktirdin ve yatağını toplamak bana kaldı.Seni seviyorum diye bunu bana reva gördün. Şimdi cezanı çekeceksen." dedi. Memelerine başını gömüp deli gibi emip öpmeye ısırmaya başladı. Afag Hüseynova öyle zevk alıyordu ki 4 kez boşaldığı için boşalamıyor uzayan zamanla karnı kasıkları ağrıyor aklını kaçıracak gibi oluyordu. Andreas'ın daha önce kendini böyle sevmeyişine kızıyor ellerini bırakır bırakmaz canına okumayı düşünüyordu. Haklıydı ondan başka hiç kimse ona böylesi bir zevk yaşatmamıştı. Şuan ayıktı ve aldığı zevk uyuşturucu yada alkol alıp seviştiği zamanla kıyaslanamayacak kadar keyifliydi. Bu geceyi asla unutmayacaktı. "Bebeğim memelerini hep öpmek istedim ama sen bana izin vermedin sadece sen isteyince senin dediğin kadar dokunabildim. Şimdi istediğim kadar seni öpebilir sikebilirim. Artık benimsin ve ben ne zaman bitersem o zamana dek seni sikeceğim." dedi ve yeniden dudakları arasına memeleri aldı. Afag Hüseynova uçurumun tepesinde bekliyor sinirden ve zevkten kendinden geçiyordu. Gözlerinden akan yaşları öpüp seven adamla şaşırdı. Andreas'ın kendinden etkilendiğini evet belki de sevdiğini düşünüyordu ama yaşadığı hayatın en yakın tanığı olan bir erkeğin tüm bunları görüp bir kadına hala böylesi aşkla bağlı kalışına anlam veremiyordu. Andreas aletini yüzüne sürtüp vuruyordu. O koca şeyi ağzında içinde arkasında her yerinde istiyordu.Andreas'ın altında sikilirken can vermeyi bile düşler hale gelmişti. Öyle bir gidip geliyordu ki aklı sağlıklı hiç bir düşünce geçmiyordu. Andreas ayaklarındaki kelepçeleri açıp bacaklarını omuzlarına kaldırdı ve elleri arasında bacaklarını hapsetti. Biranda içine giren koca şeyle gözleri kapanıp başını geri kaldırdı. Devam etsin durmasın istiyordu. Andreas bunu bildiğinden yavaş yavaş sokup ucuna dek çıkartıyor zevk tepesine tokat atıp yeniden sokuyordu. Eliyle ovaladığı tepe iyice şişmiş pelte gibi olmuştu. Kendini var gücüyle bastırıp üzerine eğildi. Bacakları göğüslerini sıkıştırınca bakışları kesişti. Andreas kadınına var gücüyle bastırıp sikiyordu. Nefesleri alnından Afag Hüseynova'nın yüzüne damlayan ter damlaları yaptığı işi nasılda sahiplendiğini gösteriyordu. Sanki sevişmiyor sanat icra ediyordu. Kadının kızarmasıyla rahatsız olduğunu anlayıp bacaklarını ayırdı ve bacaklarını belinde sabitledi. Dizleri üzerinde durup memelerine eğilip alttan vururken memelerini emmeye devam etti. Afag Hüseynova dayanamayıp öyle bir patladı ki aleti az kalsın kırılacaktı. Andreas dayanamayıp kendi de kadınının içine oluk oluk aktı. Afag Hüseynovaya doğru eğilip ağzındaki lastik toplu şeyi çıkartıp dudaklarını birleştirdi. Afag Hüseynova öyle bir öpüyordu ki Andreas yamuk ağız güldü. Biraz geri çekilmesiyle yukarı kalkan kadınla durup yeniden öpmeye başladı. Dudağını ısıran kadınla bakışları kesişti. "Neden daha önce böyle yapmadın?" "Bakıyorum hoşuna gider?" "Çok güzel ilk kez böyle hissettim aklı başımda ben kadınım." "Sen bu dünyada ki en güzel ve özel kadınsın. Biliyor musun?" "Neyi?" "Ve sadece benimsen." "Emin olma ben kimi istersem ona aitim." Andreas iflah olmaz kadınla kaşları çatıldı ve dudaklarını ısıra ısırsa öpmeye devam etti. İçinden çıkıp üzerinde durup aletini ağzına soktu. İstemiyerek başını sağa sola çevirecekken başını tutup zorla soktu. Pörsümüş aleti istemeyen Afag Hüseynova ısıracakken eliyle yüzünü tokatladı. "Canımı her yakmanda canını yakarım ve ölene dek seni sikerim. Bu odadan ölün çıkar demedi deme." diyerek yüzünü okşadı. Ağzındaki kalkmaya hazır aleti istediği gibi öpen Afag Hüseynova Andreas'ın bu hallerine bayılmıştı. İlk başya buradan kurtulursam kafasına sıkarım diye düşünüyordu ama şimdi fikri tümüyle değişmişti. Faruk zaten onu sevmiyordu Agil de Faruk'un korumacılığı ve diğer ailelere göz dağı olsun diye nişan takmıştı. Andreas perde arkasında onun istediklerini ona verebilirdi. Kocaman şey ağzına sığmayınca Andreas çıkardı ve ağzına yüzüne ıslak aleti vurmaya başladı. "Sana bayılıyorum bebeğim. Seni becermek dünyanın en zevkli şeyi " diyerek memelerini dövdü ve göbeğini. "Burada benden bir parça olana dek seni sikeceğim ve sen tamamen benim kadınım olacaksın." "Andreas ellerimi çöz." "Neden? Kafama sıkman için mi?" "Hayır ." "................." "Sana dokunmak istiyorum." Andreas çok şaşırdı çünkü gerçek gibiydi sözleri. İnanamayarak baktı bir süre. "Şuan aklım başımdadır ve ben seni hissetmek isterem. Kimse beni senin gibi sevemez ve sikemez. Ben sana aitim Andreas sadece sana." dedi bu sözler Andreas için inanılması güç olsa da hoşuna gidiyordu. Aslında ilk kez Afag Hüseynova doğruyu söylemişti. "Çöz beni gerçekten kadının olayım." dedi. Andreas bir süre daha karşısında umutsuzca bekleyen kadına bakıp kenardaki anahtarı alıp bileğinin birini çözdü. Afag Hüseynova kalkıp elini uzattığında Andreas eline uzandı. Afag Hüseynova elini Andreasın kaslı göğsünde gezdirip diliyle dudaklarını yaladı.Andreas inanmak istediği gerçeği kendince görmüş ve diğer elini de açınca Afag Hüseynova hemen doğrulup kucağına çıktı Andreas bekledi. Elleri boynuna dolanan kadın kendini öpüyor elleri omuzlarında ensesinde geziniyordu. Galiba doğru diyor deyip kendini ana bıraktı. Deli gibi öpüşen çift bir altta bir üstte saatlerce sevişti ve Andreas kadının en sevdiği pozisyonda arkasına geçti. Bacaklarını aralayıp ellerini arkada birleştirdi ve arkadan bir seferde içine girdi. Afag Hüseynova ağzı yastığa bastırılmış halde deli gibi inliyordu. Andreas dayanamayıp gidip geliyor kendinden geçiyordu. Kalçalarına vurmaktan kızarmış ter içinde kalmıştı. Saçlarından tutup kendine kaldırıp elini çenesinin altından geçirdi. Başını çevirmesiyle yalayıp öpmesi bir oldu. Bir eli kasıklarındaki o tepede diğeri çenesinin altında kadınını kendine yapıştırmıştı. Afag Hüseynova kendinden geçmiş deli gibi inliyor gözleri kapalı kendini seven adama teslim olmuştu. Andreas tüm zırhını indirmiş sevdiği kadınla olmanın gururuyla var gücüyle kendini kadınına veriyordu. Dayanamayıp içinde patladığında eline akan kadınıyla zevke geldi. O da kabul etmişti demek? Demek Andreas olmadan oda yapamayacaktı. Bu Andreasın kazandığı bir savaştı ve her anına değmişti. Kadınını yatağa yüzüstü yatırıp üzerine uzandı. Ensesini omuzlarını emip öpüyordu. Saatlerdir biran bile durmadan emilip öpülen kadın dayanamayarak sarhoş gibi sordu. "İnsan mısın sen? Canım çıktı hala öpüyorsun." "Sana doyamıyorum sen benim tek zaafımsın." diyerek içinden çıktı. Kadının bacak arasından sızan sıvılar yatağı ıslattı. Yanına uzanıp kadının üzerine çekti. Şuan üzerinde kendinden geçmiş yatıyordu kıyamıyordu ama kendine meftun etmek için öpmeye devam etti. Öpücüklere kanan kadın yeniden dirildi ve yine iç içe girdiler. Bu kez Afag Hüseynova üste çıkmış kendini geriye atmıştı. Sırtı yatak başlığına dayalı Andreas karşısındaki kadınına hayranlıkla aşkla bakıyordu. Dayanamayıp memeleri dudaklarına hapsetti Kadın deli gibi hırlıyor inliyor başını memelerine bastırıyordu. Mümkün gibi kasıklarını daha çok bastırıp neredeyse karnında hissettiği koca aletle ileri geri gidip geliyor kalçalarındaki koca ellerle parmaklarını arka kapısına itiyordu. Şimdi şuanda gerçekten bir olmanın sevdiğin biriyle sevişmenin ne demek olduğunu anlamıştı. Bambaşka bir boyutta daha önce olmadığı gibi hissediyordu. Memelerinden ayırdığı dudaklara dudaklarını gömen Afag Hüseynova Andrea'ın dudaklarını ısıra ısıra boşaldı. Bu kez nefesleri yetmemiş ve kendini bırakmıştı. İçinde akacak şey kalmamıştı. 5 saattir durmadan sevişen ve 6 kez boşalan kadın bitip tükenmiş ama 3 kez boşalan Andreas hala kadınını sikme derdindeydi. "Ben bittim ." dedi. "Benimle yeniden var olursun seni baştan yaratırım." diyerek kadınına sokulup durmadan içindeki aletle öpmeye devam etti. Aç bu adamı nasıl daha önce fark etmediğini sorgulayan Afag Hüseynova kesinlikle Andreas'ı kendine alacak hatta artık onunla aklı başındayken sevişecekti. Gerçi bu geceden sonra uyuşturucu alıp alkolle sevişmek yalan olurdu ya. Andreas'ın bitmek bilmez enerjisi ve taleplerine sessiz kalamayan Afag Hüseynova her öpüşte canlandı her ısırıkla kendinden geçip defalarca kez daha boşaldı. Sabah olmuş gün çoktan aymıştı ama Andreas hala dimdik kadının içini parçalıyordu. Afag Hüseynova elini göğsüne koyup okşadı. "Artık dur sabah oldu biri görmesin sorun yaşamanı istemiyorum." dedi. Andreas duyduklarına inanamayarak son kez kendini itti ve coşkulu şekilde kadınıyla boşaldı. Üzerine uzandığı kadın altında ezilse de kendini kaldırmadı. İstediğini 4 yılın sonunda başarmıştı. Bu odada seviştikten sonra kadınıyla sabahlamak uyumak. Hep özlem duymuştu. Sevişmek tamamdı da kadınını koynunda uyutamamıştı. Belki bu gece de onu deneyimlerdi. Afag Hüseynova üstündeki koca adama aldırış etmeden yorgunlukla sızmıştı. Andreas kendini çekti ve eserine baktı. Vücudu çürükler içinde muhteşem bir tablo gibi görünüyordu. Kadının üzerine çarşafı örtüp üzerini kabaca giyinip dışarı kontrol ederek odasına yürüdü. Yüzünde sevinç gülümsemesi kalbinde zaferin verdiği huzur vardı. Kazanmıştı sevdiği kadını sonunda kazanmıştı. Yaptığı onca şeye değmişti.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE