Damat

1734 Kelimeler
Sabaha annesinin telefonuyla hastaneye gidilmiş durumu düzelince hemen operasyona alınan babasının operasyonuna kendi de girip stentti takmışlardı. Şimdi vücudunun verdiği tepkiyi bekleyecek ve hastaneden çıkacaklardı. Ahmet bu arada birliğini arayıp iznini bir iki gün daha uzattı. Bunu duyan komutanı bir sorun olup olmadığını sordu. Çünkü Ahmet yüzbaşı yıllık izinlerinde bile çoğu zaman göreve gitmeyi yeğlemiş önce vatan demişti. "Annecim merak etme babamın durumu gayet iyi herhangi bir sorun olmazsa yarına taburcu oluruz." dedi Rüya annesine sarılırken. "İnşallah annecim nasıl korktum bir bilsen ." "Bilmez miyim gözler sulanmış gene bakıyımm." diye annesine takılan Rüya annesinden ayrılıp Ahmet yüzbaşının yanına gitti. "Ahmet istersen sen gidebilirsin bizim yüzümüzden birliğinle sorun yaşamanı istemiyorum." dedi. Ahmet hafif gülümseyip "Merak etme ben iznimi 2 gün daha uzattım.Baban hastaneden çıksın bir aksilik olmazsa beraber döneriz." dedi. Sanki bir istek bir ricaydı sözleri. Rüya ne diyeceğini bilemeyerek annesine baktı. "Rüyam Ahmet'cim haklı babanın durumunda bir sorun olmazsa burada kalmana gerek yok annecim sana ihtiyaç duyan hastaların vardır. Hem kaldı ki Ahmet oğlum seni yalnız bırakmamış Allah razı olsun sende onu yalnız gönderme. Beraber dönün." dedi. Ahmet Rüyanın annesinin sözleriyle mutlu oldu. Önce oğlum demiş sonrada beraber demişti ve bu iki kelime sanki sihir gibi gelmişti kulağına. "Tamam annecim babam bir gelsin de değerlendirelim." diyerek sustu. Odanın kapısı açıldığında kolunda serum yarı baygın babası içeri girdi. Hemşire ve görevli personel sedyeleri değiştirip cam kenarındaki yerine yerleştirdi. Görevliler dışarı çıktıklarında annesi hemen eşinin yanına gidip elini tuttu. "Canım nasılsın?" "Bilmem iyiyim herhalde biraz başım ağrıyor sanki sarhoş gibiyim." dedi. "EE normal birazdan geçecektir. Operasyon çok iyi geçti babacım merak etme herhangi bir aksilik olmazsa yarın taburcu oluruz." dediğinde babası elini kızına uzattı. Diğer elini de Ahmet yüzbaşıya uzatıp "Gel oğlum" dedi. Ahmet kendine uzanan eli tutup bekledi. "Bak oğlum Rüya bizim tek evladımız . Benim biriciğim en kıymetlim bu hayatta ki tek varlığım. Sakın onu üzme kırıp dökme biliyorum seviyorsun ama sevgin yormasın kırmasın kızımı ben nasıl üstüne titredim korudum kolladım sonsuz bir sevgiyle kuşattıysam etrafını sen daha fazlasını yap. Siz beraber sevgiyle saygıyla büyüyün." dedi. Rüya eli ağzında bir annesine bir babasına bir Ahmet'e bakıyordu. Ahmet neye uğradığını şaşırmış halde bakışlarını Rüya'ya çevirdi. Rüya başını hayır anlamında sağa sola salladı. "Haa bu arada erkek torunuma adımı verin benim oğlum olmadı adım bari onda yaşasın." diye serzenişte bulundu. Rüyanın annesi "Canım iyi misin? Neler diyorsun ne torunu? ne adı?" dedi şaşırmış birazda Ahmet yüzbaşıdan utanmıştı. "Şey Ahmet ben çok üzgünüm babam sanırım anesteziden böyle oldu affedersin." diye utanarak Ahmet'e bakınca Ahmet renk vermedi ve "Sorun değil anlıyorum." dedi . İçten içe Rüyanın babasının dedikleri hoşuna gitmiş daha yeni tanışmalarına rağmen kızını emanet etmesine bayılmıştı. Demek ki güvenmiş sevmişti kendisini. Rüya anestezinin etkisiyle babasının ağzından çıkanlardan dolayı utanmış babasının uyuduğunu anlayıp hemen Ahmet'in kolundan tuttuğu gibi odadan çıkartmıştı. "Şey Ahmet lütfen kusura bakma babam biliyorsun anestezi böyle şeyler..." dediğinde Ahmet sözünü kesti. "Sorun değil demiştim Rüya. Hem ben kızmadım yada şaşırmadım aksine hoşuma gitti." "Nee ? Nasıl anlamadım?" "Babanın sözleri diyorum beni yeni tanımasına rağmen seni emanet etmesi hoşuma gitti." "Anesteziden dolayı yanlış anlama lütfen." "Yanlış anlamadım Rüya açıklama yapmana gerek yok." "Peki Ahmet." utanarak odaya dönecekken Ahmet Rüyanın kolundan tutup durdurdu . "Utanmana gerek yok zira bu utanılacak bir şey değil. " "Ne bileyim Ahmet daha tanışalı ne oldu? Babam beni sana verdi yetmez gibi birde torun için pazarlık yapıyor.Sanki evlendikte torun kusur kaldı alla alla yaaa" deyince Ahmet kahkahasına engel olamadı. "Haklısın çok hızlı gelişti olaylar ben bile anlam veremedim. Belki de hayatı böyle yaşamak lazım neticede hayat üç günmüş." Rüya babasının sözlerini onaylayan hatta bu durumdan keyif alan adama bakıp kaldı. "Sen şaka yapıyor olmalısın." dedi. "Yoo çok ciddiyim." her ikisi de birbirini bakışlarıyla tartıp sessizce kenardaki koltuklara oturup beklediler. Odadan çıkan annesi ile ayağa kalkan Rüya annesinin elini indirmesiyle geri yerine oturdu. "Kalkma annem bir şey yok. Babam gözünü açtı Ahmet'i sordu geri yattı." deyince Rüya annesinin dediklerine anlam veremeyerek "Ahmet'i ne yapacakmış?" dedi. "Sünnet için arkadaşının düğün salonu var orayı mı kiralasak diye soracakmış." dediğinde Rüya ayağa fırladı. "Ne sünneti ?" Rüyanın verdiği tepki kadar olmasa da Ahmette epey şaşırmıştı. Tamam anesteziden olmuştu da bu kadar olur muydu ki? Evilik torun tamamdı da sünnet salon falan biraz fazlaydı sanki. "Anne neler diyorsun Allah aşkına? Psikiyatrla görüşelim mi? Babam acaba anesteziden etkilendi de hafıza kaybı ne bileyim travma falan mı yaşadı?" doktor olmasına rağmen evlat olması doktorluğunu unutturan Rüya saçma sapan fikirler üretmeye başladı. "Annecim Baban siz dışarı çıkınca gözlerini açtı." "Eeee" "Eeesi sizi sordu ama en çok Ahmet'i" dedi eliyle gösterip. "Oğlum nerede deyip durdu zor durdurdum." "Anne ne diyorsun?" "Bir susta anlatayım annecim." diye kızına çıkıştı. "Tamam özür dilerim." "Yavrum baban anestezi aldığında sanırım rüyamı gördü ne olduysa sizi evli sanıyor. Hatta sizin o yüzden beraber geldiğinizi falan sordu bana . Acaba bana demediler mi falan diye beni sorguladı aklı sıra." Ahmet dayanamayıp araya girdi. "Ben çok özür dilerim efendim aklınızı karıştırmak istememiştim. Sadece böyle bir durumda yalnız kalıp sıkıntı çıkmasın diye gelmiştim çok üzgünüm." diye kendini açıkladı. "Olur mu öyle şey Ahmet'cim çok sağol kızım o haldeyken yalnız bırakmamışsın. Anlamadığım bizim beye ne oldu da sizi evli sanıyor." dedi. Rüya ayağa kalkıp babasının odasına girdi ve yatağın başucunda durup babasının saçlarını okşadı. "Canım babam." gözleri güçlükle aralandı galiba aldığı anestezi alışık olmadığından hala etkindi ve sarhoş gibi görünüyordu. "Biriciğim damadım nerede?" "Babacım damadın yok." "Nasıl yok Ahmet gitti mi?" "Ahmet'le biz evli değiliz sadece komşuyuz babacım." dedi Rüya. "Ama kızım ben sizi evli gördüm hatta bana benzeyen birde erkek evladınız vardı." dediğinde Rüyanın ağzı O halini aldı. Babası rüya görmüştü demek. "Babacım sen anesteziden dolayı halisünasyon görmüşsün yok öyle bir şey lütfen beni utandırma" dedi. "Ne yani sevmiyor musun Ahmet oğlumu?" deyince ne diyeceğini bilemedi. Etkilenmişti hatta hoşlanıyordu ama evlenmek çocuk yapmak tüm bunlar için çok erkendi. "Babacım biz Ahmet ile daha bir kaç aydır tanışıyoruz. Senin dediklerinin olması için uzun bir zaman lazım." diye açıkladı. "Olmaz değil yani zaman diyorsun." "Evet babacım zaman diyorum." diye babasının gönlünü yaptı. Tıklanan kapıyla içeri Ahmet ve annesi girdi. Babası tüm dikkatini Yüzbaşıya verip eliyle işaret edip seslendi. "Gel oğlum beni biraz kaldırda oturayım sırtım ağrıdı yatmaktan." dedi. Ahmet hemen yatağın yanına gelip bir elini eline tutup bir eli sırtında usulca oturur pozisyona getirip yatağı düzeltti. Rüya babasıyla dikkatle ilgilenen adama bakıyordu. Babasına yakalanınca hemen bakışlarının yönünü çevirdi. "Ahmet evladım benim biriciğim seninle evlenmek için biraz zaman istermiş bir zahmet gönlünü yapıver. Bende bir an evvel torunuma kavuşayım." deyince odada büyük bir sessizlik oldu. Rüya yanakları al al utançtan nereye kaçacağını bilmez halde banyoya girdi. Babasının kahkahalarını duyup kapıyı ardından kapadı. Babasının gönlü olsun diye demişti bir şeyler ama belli ki babası damat olarak Ahmet yüzbaşıyı gözüne kestirmişti. Tamam insan sarrafıydı da böyle pat diye de ayıp olmuştu. "Merak etmeyin efendim elimden geleni yapacağım." diyerek babasının sözlerini onaylayan Ahmet yüzbaşıya da gönül koymayı ihmal etmedi. Babası huzurla gevrek gevrek gülmüş annesi eli ağzında kime ne diyeceğini bilememişti. "Yardıma ihtiyacın olursa ben buradayım damat bir telefonun yeter." diyerek Ahmet'e açık çek vermiş tam destek demişti. Ahmet hoşlandığı kızın böyle kalender ve kendine güvenen bir babası olmasını beklemiyor ama bu durum çok hoşuna gidiyordu. "Evet İhsan bey nasılsınız? Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?" diye içeri şen şakrak giren doktorla bakışlarını doktora çevirip gülümsedi. "Damadım yanımda nasıl iyi olmam doktor bey tanıştırayım Yüzbaşı Ahmet." diye Ahmet'i doktoruyla bir kez daha tanıştırdı. Doktor şaşkın ama rahat bir tavırla elini Ahmet yüzbaşıya uzattığında tokalaşıp başlarıyla selamlaştılar. Eşi yan tarafta film izler gibi kocasını izliyor ne dese bilemiyordu.Rüya banyodan çıktığında Doktor Rüyaya dönüp "Hayırlı olsun " dedi. Rüya anlamıştı ama salağa yatmayı tercih edip "Ne oldu ki?" dedi. "Babanız eşinizle tanıştırdı." deyince "Eşim deyil." dedi ama Ahmet hemen atlayıp "Henüz" diyerek cümlesini tamamladı. Rüya bir babasına bir Ahmet yüzbaşıya bakıp durdu. Babası kaşlarını kaldırıp bak işte diyordu sanki. Doktor kan değerlerinin iyi olduğunu söyleyip hemşireye işaret verdi ve yanlarında getirdiği cihazla EKG sini çekip başıyla onayladı. "Herhangi bir sorun yok her şey yolunda yarına taburcu edebiliriz sizi iyi günler." diyerek odadan çıktı. Hepsi rahat bir nefes almışlardı. Babasının gafları Ahmet yüzbaşının onaylaması anne kızı şaşırtıyor sanki koalisyon kurmuş gibi görünen erkeklere bakıyorlardı. O gece eve geçerken utanan Rüya Ahmet'in uyarmasıyla normale döndü. "Eğer evde benimle yalnız kalmaktan rahatsız olacaksan ben bir otele geçebilirim hiç sorun değil. Sadece kapıyı kimseye açmayacağının sözünü vermen gerekiyor. Özellikle o çapsıza." diye konuşmuştu Ahmet. "Lütfen beni daha fazla utandırma " diyerek bahçeden içeri girmişlerdi ki verandada onları bekleyen Serdar ile Rüya neye uğradığını şaşırdı.Tanıdığı seviyorum dediği adam her defasında Rüya'yı şaşırtıyor daha fazlası olamaz dedirtiyordu. "OOOOO kimleri görüyorum ? Hayırdır bu saate kadar neredeydiniz?" diyerek pis pis sırıttı. "Sana ne Serdar hemen git buradan." diye çıkışınca Ahmet Rüyanın koluna dokunup durdurdu. Rüya susmuştu ama içinden onlarca küfrü sıraya dizmişti. "Bana git ama bu dallamaya kal öyle mi ? Bunda olup bende olmayan ne? Benim koynuma girmedin? Buna mı veriyosun? Daha mi çok tatmin ediyor seni HAAAAAAA?" diye bağırıp Rüyanın üzerine doğru adımladı. Ahmet daha fazla sessiz kalamamış kafayı gömmüştü. Burnu kırılan Serdar eli yüzü kan içinde yere düşmüş başı önde bağırıyordu. "Burnum burnumu kırdın seni mahvedeceğim seni sikik orospu çocuğu." dediğinde diziyle suratına bir tane çaktığında Serdar çoktan bayılmıştı. Rüya korkuyla Serdara bakmak için yanıan gidecekken Ahmet kolundan tutup yanına yaklaştırmadı. "Dokunma bu şerefsiz senin merhametini hak etmiyor." "Biliyorum ama ben bir doktorum ne olduğuna bakacağım. "Rica ediyorum dokunma şu şerefsize ambulansı arayalım gelip götürsünler." dedi Ahmet. "Ahmet keşke vurmasaydın bu kez şikayetçi olur ve senin başın ağrır. Benim yüzümden sorun..." diye cümlesi bitmeden kendine çekip gözlerini birleştirdi. "Rüya senin yüzünden değildi bir kadına söylediği hadsiz saygısız sözlerdi sebep. Kaldı ki senin yüzünden olsa da gocunmam lütfen kendini kötü hissetme hem bu şerefsiz demek ki o gece dersini iyice alamamış demek ki istediği buymuş." diyerek telefonunu çıkarttı ve hem polisi hemde ambulansı aradı. Kısa sürede ambulansta poliste evin önüne gelmiş Ahmet olanı anlatıp açıklamıştı. Sedyeyle ambulansa alınan Serdar kendinde değildi. Ahmet ve Rüya ifade vermek için karakolun yolunu tuttular. "Ahmet annemlere demeyelim şimdi panik olurlar." diye Ahmet'i uyardı Rüya. "Nasıl istersen ama yaptığım her şeyin ardındayım suçlu ben değilim." dedi. Karakoldaki ifadelerin ardından Ahmet yüzbaşının tertemiz sicilini gören baş komiser sorun yok deyip onları eve gönderdi. Serdar'ın ise dosyası epey kabarıktı. Rüya Serdar'ı adam sanıyordu ama bir sürü taciz darp davası şikayet dosyası vardı. Babasının gücüyle üstü örtülmüş davaları bilen baş komiser bu kez görmezlikten gelmemeye kararlı dosyaları önüne koyup incelemeye başladı. Serdar için dananın kuyruğunun kopmasına az kalmıştı. Serdar aklınca Ahmet'i kışkırtacak ve Rüya'ya Ahmet işte böyle biri diyecekti ama planı elinde patlamıştı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE