Dinledikleriyle ne diyeceğini, ne düşüneceğini şaşıran Reis sinirden dizi titrerken öylece boşluğa bakınarak oturuyordu. "Abi?" diye seslendi telefonun diğer ucundaki Zeliha. "Bana inanıyorsun değil mi?" İnanıyor muydu? Bilmiyordu, kafası o kadar karışıktı ki... Neye inanacağına, kime güveneceğine şaşırmıştı. Ailesine ne oluyordu? Ne zaman birbirlerinin arkasından böyle iş çevirir olmuşlardı? Oysa yıllarca onlara şu hayattaki en önemli şeyin güven olduğunu aşılamak için didinip durmuştu. Şimdi ise kendisi kardeşlerinden birine güvenemiyor, diğerine inanamıyordu. Karşısında sessizce oturmuş kendisini izleyen genç kadına baktı. Aylar olmuştu onu yanına alalı, lakin güveniyordu. Kaçmaya çalışmış, defalarca kendisine yüz çevirmişti, ama yine de güveniyordu. Öyle bir raddeye gelmişlerdi

