"Esra!" diye bağırarak koşar adımlarla üzerindeki gecelikle aşağı inen Zeliha bağırmaya devam ediyordu. Sesi çıkmayan görümcesi odasında da yoktu. Salona vardığında nihayet genç kadını bulabilmişti. Yemek masasında oturmuş keyiflice kahvaltısını yapan Esra tam reçelli ekmeğini ağzına atacaktı ki yengesinin seslenmesiyle durdu. "Esra, abin nerede?" "Bilmem." diye omuz silkti Esra. "İşe gitmedi mi, niye telaş ediyorsun?" derken elinde tuttuğu ekmeği hızla ağzına atıverdi. Genç kadının bu fazla rahat tavırlarına oldu olası alışamayan Zeliha, bir eli belinde diğeri başında tedirgince bakınırken saçlarını gözünün önünden çekerek yeniden telefonu tuşladı. Kulağına dayayıp sakinleşmeye çalışarak sandalyelerden birine yerleşirken ulaşılamıyor sesiyle derin bir of çekti. Bedir kolay kolay bö

