. . Seyithan . . Yere tükürünce Gülhan tip tip baktı. “Iyy ağabey çok iğrençsin ya.” “Sus kız çilli zaten sinirim tepemde.” Gülhan oflayıp gidip önden yürüyen annemin koluna girdi.” “Söyle bakalım aslanım hangisiydi.” Dağhan ağabeyim anlamıştı tabi dalgayı. “Ne hangisiydi? Yok öyle bir şey.” “He yok he biz de yedik. Her bokuna alet olup peşine takılıyoruz. Adam gibi dökül ağzına tükürmeden.” “Tamam lan. Kızlardan en güzel olanı işte.” “Ne Mihrican mı?” Doğuhan önüme geçip durdu. “Ne diyon oğlum? Çekil önümden.” Doğuhan çekilmedi. “Kızlardan en güzeli Mihrican. Ben de diyom ki senin ki Mihrican mı?” Doğuhan’ın soruyu öyle bir soruşu vardı ki dokunsam ağlayacaktı şerefsizim. “Siktir git nereden en güzeli Mihrican oluyormuş. En güzeli Suna bi kere.” Konuşmamız iyice ağız dalaş

