“Hoş geldiniz Seyithan Bey buyurun.” Baran elini uzattığı iri yarı adamın gözlerine tehdit edercesine baktı ama adam Baran’a değil arkasındaki perdeden kalabalığa bakmaya çalışıyordu. “Elimi sıkmayacaksınız sanırım.” “Afedersiniz.” Seyithan arka tarafa bakarken gözleri bugün dudaklarını öpen pamuk şekerini arıyordu ama devasa beyaz örtüden kimseyi görememişti. Baran ile el sıkıştıktan sonra, ev sahibinin eliyle gösterdiği yere oturttu. Baran şaşkındı. Adam elinde birkaç kutuyla gelmişti. “Dedem rahatsız olduğu için geçmiş olsun dileklerinizi ben alacağım.” Seyithan, Baran’ın kendisinden rahatsız olduğunu anlamıştı ama sonuçta kendisi gitmeden yanlış bir şey yapmadığı sürece onu bu evden kovmaz diye umuyordu. “Ben de tatlı, lokum, çikolata gibi yiyecekler almıştım. Atalarımız ne de

