Gece boyu uyumamak, sabaha karşı sızmama sebep olmuştu. bundan dolayı Fırat Bey’in uyandığını, hazırlanıp odadan çıktığını duymamıştım. Kaç saat uyuduğumu bilmiyordum ama çok az uyuduğumun farkındaydım. Çünkü Fırat Bey’in beni aramasına uyanmıştım ve saat sabahın onuydu. “Günaydın Küçük Hanım,” dedi çok ama çok dinç bir sesle. “Günaydın?” dedim yatağın diğer tarafına yayılıp bir gözümü ovalarken. “Bir sırt çantası hazırlar mısın?” “Bir yere mi gidiyorsun?” dedim. Bugün 31 Aralık’tı ve bir yere gidecekse eğer, daha çok üzülürdüm. “Bir yere gidiyoruz…” dedi. “Nereye?” dedim yatakta doğrulup. “Bir gece kalıp geleceğiz,” “Nereye gidiyoruz dedim, kaç gece demedim ki…” “Sürpriz olsa ne olur ki?” Ayaklarım yere değdiğinde hissettiğim hafif soğuktan mıdır yoksa küçük çocuk gibi so

