Tuna
Karşımda katır katır salatalık yiyen kıza dert anlatiyordum, üstelik gözünden uyku akıyordu
" Hey sana diyorum birader?"
" hah.. geldik mi?"
Geldik geldik anasını satayım dert yandığım tipe bak!
" Dinlemedin değil mi lan beni?" Gözümü kısıp kınayan bakışlar atarak yudumladim kahvemi
" Oğlum valla dinledim ya, evin hanımı yine ırzına gecmis, demir de Demir demiş... "
Senin ben empati yeteneğine ekmek banayim Lale! Sana dert yanan aklımı sikeyim.
Ben karşımda uyku dolu gözlerle katır kütür salatalık yiyen kıza bakarken mutfağa kokusu doldu. Bakma Tuna, bakma oğlum
" Merhaba"
Lale gözünü açıp kıza bakti sonra da bana. Kaşım gözüm ile oturmasını işaret ettimse de fayda etmedi elbette. " Gecmis olsun birader..." kalkıp " günaydın Sedef hanim, izninizle ben görev yerime geceyim"
Hızla eşyasını toplaya toplaya masanın üstündeki yenecek her şeyden birer parça ağzına sokup adeta topukladi
Tamam, illa ki karşılaşacaksın sonuçta birlikte kalıyorsunuz Tuna, şeyine sahip cik yeter oğlum
" Nasılsın?"
Sana ne acaba, umurunda mı acaba?
" Bir şey mi istemiştiniz Sedef hanım?"
Seni dese ne büyük sıçarim... Kizi görür görmez tepki veriyor birileri... ismini anmak istemeyeceğim vücudumdaki birileri!
" Biraz konuşmak istiyordum "
Gözü askeri üniformamda dolandi. " kusura bakmayın vaktim yok karargahı geçeceğiz Demir'i bekliyorum"
Gözleri parıldadi, siktir gerçekten de gözlerimin önünde Demir'in gelmesine mutlu oldu
" Demir burada mi?"
Hi burada, akşam bir sefer düzenle istersen. Ulan ... Ulan nerede olmaz var gittin aşık oldun kalp!
" Evet, akşam kontrol edersiniz odasında mi değil mi?"
Kaşlarını catip sinirle " Ne demek istiyorsun?" demez mi bir de... İkimiz de biliyoruz ne demek istediğimi kime bu rol?
" Hazırsan çıkalım Tuna " diyerek içeri girdiğinde gözü Demir'in üstünde kilitlendi adeta.
" hos geldin, gecmis olsun" diyerek yanına gitti adamın. Sakin ol Tuna, alış Tuna, unut Tuna... sana ne Tuna, sana neee!
" Sağol ufaklik" diyerek saçıni karıştırdı kivircigin. Yüzündeki gulumseme anında silindi tabi... Ne oldu ne bekliyordun acaba.
Adam kendini bıçakladı kendini... Sen hala ne umuyorsun aptal kız!
" Hazirim komtanim " Masadan telefonumu alip kıza aldırmadan çıkan kardesim Demir'in ardi sira çıktım. Adam olmaz bu kız Tuna, unut. Yol yakınken unut.
Masal
Havuzda beni kenarlara tutturmuş kendi de kollarıni yanlarımdan geçirip duvara tutunarak beni suyun yüzeyinde tutuyordu.
" Nasıl eğlenceli mi?"
Gözü sürekli dudağıma kayıyor, arada kendini bana dayiyordu suyun altında
" yapma" dediğimde Ezgi'nin neyse ki bize bakmadığını fark edip bir parça rahatlamistm.
Dudağını kulağıma dayayıp " Kızım gözümde öyle şeyler canlanıyor ki... Ben niye bu havuz burada dururken yapmamisim" başını boynuma görmesi ise minik bir çığlık atıp göğsünden ittim azgın şempanzenin
" Ya Dursana rezil oluyoruz "
Ciddi ciddi kendini bir kere daha dayadı, sertliği kadinligima değdiğinde derin bir iç çektim ürpererek
" Su seans bitsin benimsin. Birakmam"
Delirdi yine, kim ne yediriyor buna ya!
" Bana bak uslu dur vallahi çığlık atacagim artık ya!"
Tüm bedenini bu sefer bana yapıştırdı. Sırtım havuzun duvarına dayanmis o ise tüm bedenini bana dayamisti
"Su seans bitsin ha... olur mu? Havuzda... yapalım mı?"
Yok , vallahi azdi bu!
Ezgi
Ne buluyor şu sakat kızda aklım almıyor. Havuzda resmen gözlerimin önünde kurlasiyorlar.
Cazibe falan da yok,öyle güzel de sayılmaz. Üstelik sakat ya.. Tamam, belli ki Poyraz'i vazgeçirmeyecegiz o halde kıza oynayacağım
En zor hareketler ile başlayıp inancını kıracağım yapamadikca psikolojisi bozulacak.
Havuzda gülerek Poyraz'i kendinden uzaklaştırmaya çalıştığını gördüm. Son yakın günlerin, keyfini çıkart çok yakında senin yanına bile yaklaşmayacak
Üstümdeki pareoyu çıkartıp havuza yanlarına daldım. Havuza girmeden önce göz göze geldiğimizde şaşırmıştı. Sanırım benim de havuza gireceğimi kestirememisti küçük hanım
Yanlarına dek yüzüp havuzun kenarından tutunarak " sağol Poyraz, bundan sonrası bende gidebilirsin" deyip onu uzaklastirdim.
Az önce gülen yüzü solmustu hemen. Az biraz yanında olmaması bile üzüyor seni değil mi Masal? Bir de beni düşün...
" Emin misin, kalıp yardım edebilirim" Sesindeki o tereddüt de ne?
Bakmadan cevapladım " eminim, Masal'in kimseye güvenmeden, kendine güvenerek derslere girmesi gerek"
İyi manipule yeteneğimi konusturdum. Öyle ki Masal'in bile onayını aldı
" Hakli, git sen hadi"
Mete
Bir dünya telefon görüşmesi, Siyasiler, diplomatlar herkes bizden bir rapor ve aciklama bekliyordu. Seni nasıl gölgede tutacağım şimdi Masal.
" Herkes bastırıyor, ne yapacağız?"
Endişe doluydu sesi Yalçın'in. Sorun şu ki Masal ve yetenekleri devlet sırrı olarak kalmalı, hic bir siyasete emanet edilmemeliydi.
" Önlerine bir yem atacagiz"
Aksi taktirde durmayacaklardi. " Resmi makamlarca bizle alakası olmadığını açıkladık, zaten hiç bir iz de bulamadilar ama herkes durumun farkında. Kendimi öne atacagim. Gayri resmi yollarla sorumluluğu üstlenip dilden dile yayılmasini sağlayacağım "
Yalçın gözleri irileserek karşı çıktı " Saçmalama, bütün belayi üstüne mi çekeceksin?"
Baska care mi vardı... Sorun şu ki ülkeler artık bambaşka savaşlar veriyordu. Masal keşfettiği dünya ile bizi eşsiz bir güce kavuşturdu.Bu ne kadar büyük bir nimetse ayni zamanda o kadar da sineği üstüne çekecek ışıktı.
" Mevkim gereği ve elimdekiler ile bana doğrudan saldiramazlar ama evet acik hedef olacağız. "
İlk defa ateşe yurumuyordum sadece bu sefer yanacağımı adim gibi biliyordum.
Aile, vatan... uğruna yanmakaycaksin da ne icin yanacaksın. Babayim ben, olgunlaşmamış da olsa 2 çocuğum 2 torunum var. Karım, baş belası gelinim ile en az onun kadar bas velasi damat adayım.
Mete başkan olmaktan çok daha öte artık birilerinin bir şeyleriyim. Elini taşın altına bir kere daha sokma vakti Mete.
Masal
Sonunda bitmişti, bu kadar yorucu olacağını hiç düşünmemiştim. Üstelik söylediklerinin hiç birisini yapamadım.
" Üzülme lütfen, su çok yorar... normal ilk seans bu... ilerledikçe farkı goreceksin" dedi ama gozlerimde yaşlarla umudum kırılmış şekilde kafamı sallarken suya dalan birisini fark ettim
" Poyraz"
Manyak suya dalıp çıkmadı, çıkmadı ve tam önümden aniden çıkıp öyle korkuttu ki beni.
Gözlerini gözlerimden ayırmadan Kaşını çattı " Neden nemli senin gözleri "
Yapamadım işte... hiç bir şey yapamadım. Suyun üstünde top gibi durdum sadece.
" Çok hecanli ilk seansta sanirim beklentisi coktu " diye araya girdi Ezgi.
Cok falan değil, sen dedin.... daha ilk seansta bile senden kötü durumda olanlar bir his yasadi dedin. Durduk yere umutlanmadik herhalde !
Ellerimi boynuna sardirdi. Alinimi öperek kendi ise elleriyile havuzun kenarına tutunup " bizi yalnız bırakır mısın Ezgi bittiyse... "
Sesi yine sertti. Bana mi kızdı? Yapamadım diye mi? E ama daha ilk ki...
" Özür dilerim" sesim titreyerek özür dinlediğimde kendini bana iterek havuzun duvarına dayadı
" Ne saçmalıyorsun Masal, ne özürü birtanem. Ağlama lutfen" Yanaklarımdan akan göz yaşını opuyordu
" ağlama sevgilim, sana kac defa dedim göz yaşına tahammülüm yok"
Havuzdan çıkan Ezgiye gitmeden önce bir kere daha seslendi " Işıkları kapatir misin?"
Ne ,ne demek ışıkları kapat! al işte o gülüş... aklından ne geçiyor anlamak zor değil
" Poyraz saçmalama birisi gelir..." kurtulmaya çalışsam da nafile...
" Sana havuzun keyfini çıkartacağız demedim mi?" diye fısıldadı kulağıma.
" Elbette" diye sert bir ses yükseldi Ezgi'den
Ayıpladı kesin kadın, Of rezil ediyor beni!
" Her dakika beni utandırmak zorunda mısın?"
Işıklar kapanir kapanmaz havuzun kenarlarındaki ışıklar yanmisti. Rengarenk ışıklar havuza düşüyordu.
" Bak sen, sosyopatlar utanıyor muymuş benim minik" burnumu öptü " sorunlu" yanağıma derin bir öpücük birakti " inatçı karim" Tüm bedenini bana dayayıp sıkıştırdı havuz duvarı ile kendi bedeninin arasina
" yapma birisi gelecek lütfen...."
Ellerimi kenarlara tuturup suyun altına dali... Napiyor bu? yok artık ne yapıyor bu?
Gözlerim kayarken nefes nefese suyun altındaki adama seslendim " dur lütfen dur "
Ezgi
Onu istiyor, gerçekten de bu kıza zaafı var görebiliyorum. Nasıl bu kadar takıntılı olabilirsin aklım almıyor Poyraz... guzel desen güzel de değilm senin sorunun ne ?
Onlari izledim, bir köşede saklanıp kaldırabildigim kadar izledim. Karisina öyle aşkla dokundu ki... Bu basit bir arzu değil, bu adam bu kıza.... bu kıza aşık.
Hic bir hali gözünde kusur eksik olarak görünmüyor. İşin çok zor olacak Ezgi , hem de çok zor!
Havuzu ikisinin ihtiras dolu sesleri doldurmaya başladığında havluya sarılıp sinirden titreyerek terk ettim orayı. Daha fazlasına katlanamazdim.