İSTANBUL

1337 Kelimeler
Ev sakinleri , bu duruma çok anlam veremese dahi Hakan'ın bir bildiği vardır diye düşünmüşler,gariban görünümlü genç kıza da içleri acıyarak bakmışlardı. Hakan'ın annesi Ayşe genç kızın kalabilmesi için boş odaları gözden geçirdi falat boş olan sadece depo vardı. Atiye ,Ayşe hanımı takip ederken ayakları yerde değilmiş gibi hissediyordu. Dua ederek güç toplamaya çalışıyor aynı zamanda da bir kaç gün önce varlığını bile bilmediği bi adamın şimdi karısı (görünürde de hizmetçisi ) oluvermişti ,durumunu düşünüyordu. Kendisine gösterilen tozlu odaya girdi , etrafta makineler kutular vardı bir odadan çok kömürlük gibi geldi kızın gözüne . Buna da şükürdü ,hiç bilediği bir şehirde sokakta kalmaktan iyiydi. Ayşe hanımın yumuşak sesini duydu 'Kızım başka boş odamız kalmadı burası bizim depomuzdu.Çok uygun olmadı biliyorum ama idare et lütfen,bugün sadece buraya çeki düzen var dinlen. Yarın itibariyle de bir yardımcımız sana yapman gerekenleri söyler, acıkırsan yemeğinizi yardımcılarla birlikte mutfakta yersin , hadi bakalım kolay gelsin kızım.' Kapının kapanma sesiyle göz yaşlarını gözünden inci gibi akıttı genç kız. Bir yandan ağlıyor bir yandan odasını silip süpürüyordu. Ertesi gün odasının küçücük yarı açılır penceresinden tam gözüne vuran güneşle beraber açtı gözünü, dayak yemiş gibiydi . Gecenin geç saatlerine kadar burayı düzenlemişti. Kendine bir yer yatağı yapmış alışkın olan vücudunu bırakıvermişti gücünün bittiği yerde. Odada bir tane lavabo ve çeşme vardı bi çırpı elini yüzünü yıkayıp kendine çeki düzen verdi,henüz saatin kaç olduğunh bilmiyordu. Köyünde olsa güneşin kaçta doğduğunu bilirdi , sahi İstanbul'a saat kaçta güneş doğuyordu ki. Çekine çekine açtığı kapının dışına attı kendini . Ne olacaktı şimdi nerden bulacaktı baş yardımcıyı kime soracaktı bu saatte ama o odada kalmak onu boğmuştu. Üst katlarda koridorda yavaş yavaş yürürken eteğinin ucunun bir heykele takılmasıyla heykel un ufak oluverdi, çıkarttığı seste cabası. Koridorda ki bir kapının aniden açılıvermesi ile korkudan kalakaldı . ' Allah kahretsin ne bu gürültü , yine mi sen lanet olası . Başıma bela diye mi getirdim ben seni buraya . Suç benim ama bırakacaktım bi yurda ne senin başın ağrıyacaktı ne benim . Bu kata gelmeyeceksin defol gözüme görünme ,diğer çalışanları nasıl görmüyorsam sen de kaybol gözümün önünden.' Söylenerek merdivenlerden aşağı inen adama baktı. Nasıl bi çileydi bu Allahım , içine çöreklenen acı aşağılanmışlık utanç duygusu ne vakit geçecekti. Kocasıydı o adam ,ama ne kimseye söyleyebilecekti ne de kocası tarafından sevilecekti. Bu evde kocası olan bekar bir hizmetçi olarak bitecekti ömrü. Aklına bursu geldi , belki okulunu kazanıp bitirirse kendini kurtarır,hemen annesini de alırdı yanına.İkisi için yeni bir başlangıç olurdu kim bilir . İçinde ki bu ümitle hemen vazo kırıntılarını toparlamaya başladı . Az sonra yanına gelen orta yaşlı kızıl saçlı bi kadın 'Sen misin yeni gelen hizmetli , daha ilk günden olacak iş mi bu beceriksiz seni.Yürü çabuk düş önüme önce şu kılık kıyafetini toparlayalım sonra da işlerini anlatayım .' Kadının konuşması hem gururunu kırmış hem de baş yardımcı olduğunu anlaştırmıştı Atiye'ye. ' Yemek servisi için fazla gösterişsizsin, bu yalının misafirleri çok mühim insanlar , sen yakışmazsın. Yemek sonrası mutfağı toplarsın gün içinde de üst katları temizler silip süpürürsün. ' Genç kız üzerine giydirilen beyaz gömleği düzeltip, siyah mini eteği indirmeye çalıştı. Hiç alışkın değildi böyle kıyafetlere. Kendini çok kötü hissediyordu. Baş yardımcının üst katlar demesiyle irkildi . Hakan Beyin olduğu kattı , bugün girmesinin yasaklandığı kat. ' Buket hanım her işi yapayım yeter ki üst katları vermeyin ne olur.' Kızıl saçlı kadın kızıl kaşlarını daha da çatarak ' Birde çalışacağım yerleri mi belirleyeceksin bu beceriksizliğin içinde, ne diyorsam onu yapacaksın .' Atiye küçük omuzlarını düşürüp , ellerinde ki toz bezleriyle yukarı katların temizliğine koyulmuştu . Elleri titreyerek en sona bıraktığı odanın kapısını çaldı , içerden kimsenin cevap vermemesi ile bir oh çekip içeri girdi. Geniş ferah bir oda karşıladı Atiye'yi. Bu odanın hanımı olarak girmesi gerekirken hizmetlisi olarak giriyordu. Tüm kitaplığı ahşap eşyaları özenle silerken genç adamın yatağının başında ki çerçeve dikkatini çekti. Eline alıp fotoğrafı incelemeye başladı , ne güzel bir kadın diye düşündü. Kocasıyla evlenecek olan kadın . Onu kocası olarak görmesi saçmalıktı belki ama ona bu öğretilmişti , bir kadın Allah katında evlenirse bir daha o kadını kocasından ölüm ayırırdı. 'Ne yapıyosun burda yine laf anlamaz kahrolası? ' Sinirden gözü dönen adamın sesiyle elinde ki çerçeveyi yere düşürüp tuz buz olmasını izledi . Korkudan eli ayağına dolaşmıştı. ' Senin önemli eşyaları kırmak gibi bir huyun mu var ?' Genç adam hızla gelip kızı kenara itmiş kırık camların arasından Bade ile olan resmini düzgünce çıkarmış üst çekmeceye koymuştu. Genç kız titrek sesiyle 'ö-özür dilerim. Ben dedim vallahi de billahi de dedim bu kata ben bakmayım dedim ama dinlemediler.' Genç adam kızı kolundan tuttuğu gibi dışarı fırlattı . ' Asla diyorum bak beni iyi dinle asla bir daha bu odaya girmeyeceksin ,ben konuşurum aşağıdakilerle benim odamı başkası temizleyecek , anladın mı ? ' Genç kız üzüntüyle iç çekerek başını salladı.Kaderine razı gelmekten başka çaresi yoktu. Omuzları sarsılırken koridorları siliyordu. Aradan bir hafta geçmiş ve Hakan'ın nişanlısı ve ailesi yemeğe davet edilmişti. Evde hummalı bir hazırlık vardı. Atiye aklı karışık içinde ki acıyla ev işlerini yapıyor bir yandan da kendine bu durumun bi anlamı olmadığını ,üzülmemesi gerektiğini hatırlatıyordu. Hakan Beyin ailesinAtiye'yi çok sevmiş ilk haftadan övgü dolu sözlerle kızın yanan yüreğine birazcık su serpmişlerdi. Atiye 'de onları çok sevmişti ,hele Hakan Beyin kuzeni Senem Hanım ,Atiye'ye kendini bu yabancı evde bir çalışan gibi hissettirmiyor,Atiye ile sohbet ediyor şakalaşıyordu. Kapının çalınması ile en başta Hakan sonrasında tüm aile kapıya doğru ilerledi . İçeri giren belli ki aile büyükleri , Hakan Beyin ailesiyle tokalaşıyorlar, gülüşüp kapı önünde sohbet ediyorlardı. Belli ki iki ailenin arası çok iyiyidi. Atiye'nin asıl kalbini sıkıştıran yüz henüz içeri girmemişti , aile büyükleri yavaş adımlarla içeri geçerken Atiye ellerini birbirine sürtüp sıkıyor , heycanını merağını belli etmek istemiyordu. Sonunda içeri ahu gibi uzun ince esmer güzeli bir kadın girdi,Hakan Beyin gözlerinde ki parlamaya şahit oldu. Birbirlerine hasretle sarılmalarına şahitlik etti , kalbini sıkan neydi ,içini dağlayan kıskançlık değilde neydi ? Bunlar doğru duygular değildi ki, neticede evlilikleri köyde kalmıştı. Burda sadece bu evin hizmetçisiydi ama yine de Allah katında kocası değil miydi işte , düğünleri olmamış mıydı ? Tüm köyü şahit değil miydi bunlara ? Hakkım olmayan duyguları yaşamamalıyım diyen yanına inat o senin kocan sizin düğününüz oldu siz evlisiniz diyen yanına kulak veriyordu şimdi. Bade'yi görmeyeli bir hafta olmuştu. Sadece İstanbul'a ilk geldiği gün hasretine dayanamayıp gece yarısı atlayıp gitmişti evine , kirlenmiş ve sadece Bade temizleyebilirmiş gibi hissetmişti. Kollarının arasında sıkı sıkı sardığı bu güzel kadın çok yakında karısı , kadını olacaktı. Arkadasını dönmesiyle çakmak çakmak olmuş koyu mavilerle karşılaştı , üzerine daracık yardımcı elbiseleri giymiş gözlerini dikmiş onları izliyordu hadsiz kız. Kaşlarını çatarak ikaz vermek istedi ama buna kalmadan kız bakışlarının kesişmesinden panikleyip uzaklaştı. Badenin elleri kendi büyük avuçlarının içinde büyük yemek odasına doğru yürürken içinde ki tuhaf hissi silmeye çalıştı. Bir yanında karısı bir yanında karısı olmasını istediği güzel kadın. Bu kızı buraya getirerek hiç iyi yapmamıştı az önceki bakışlardan anlaşıldığı üzere belli ki kız kendi üzerinde olmayan bir hak iddia edecek gibi duruyordu, biran önce gerçek düğününü yapmalı eğer versa genç kızın ümidini baltalamalıydı. Yemekler hızla servis edilirken özellikle içeri hiç girmedi , zaten görselliğinin önemli konuklara hizmet etmek için uygun olmadığına kanaat getirmişti baş yardımcı. Bir an karşısında ki aynadan kendini izledi ,yüzünde beğendiği tek yer gözleriydi. Mavinin en koyu tonu olan gözleri , esmer tenine siyah saçlarına yakışırdı. Herkes güzel bir kız olduğunu söylese de kendini hiç bir zaman güzel bulmamıştı. Ağzı burnu küçük elmacık kemikleri fazla çıkıktı. Boyu ortaca, hafifçe balık etliydi. İçeri el çırparak giren aşçıya baktı 'Ayy düğün var düğün , Hakan Bey ile Bade Hanım iki hafta sonrası için gün belirledi evleniyorlar sonunda ohhh be 7 sene bekle bekle ben kök saldım ayol, Bade Hanım iyi dayandı huysuz Hakan Beye.' Elinde ki bardağın yere düştüğünün farkında bile değildi . 'Allah'ım dayanma gücü ver , kocamın düğünü olacak. Gözümün önünde evlenecek.' İzin isteyerek kendi için ayrılan odaya doğru yürüdü. Attığı adımlar sanki lüks zemin de değilde dikenli çalılarla dolu yolda gibi batıyordu ciğerine, bu evde kocası ,kocasının karısı ile birlikte nasıl yaşayacaktı. Böyle düşününce kulağa komik geldiğini farketti , sabır dileyerek içinin yangınıyla birlikte kendini rahatsız yatağına attı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE