11.KISKANÇLIK

1223 Kelimeler
'Ee aşkım söyle neymiş bu Selen'in bilipte benim bilmediğim gizli sır?' Hakan şokla karısına baktı dahasını da duymuş olsa bu kadar sakin durmazdı diye düşündü 'Yok aşkım ne sırrı falan .' Hakikaten hiç bir şey konuşulmamış gibi Bade'yi elinden tutup yemek odasına geçti. Geride kalan Atiye , Selen'e baktı. 'Selen hanım nasıl oldu, yani siz her şeyi biliyorsunuz.' Selen karşısında ki kıza baktı gizli bir hazide gibiydi. Öyle güzeldi ki insan bakmaya kıyamazdı bunun üstüne çok tatlı çok akıllı ve çok gençti ama dediği gibi gizli hazineydi neticede. Kendini farkettirmemek için kabuk örüyor kimseye de kendini göstermiyordu. Bu evde yok sayılma isteğini çok iyi anlıyordu, Bade'nin yanında hiç şansı yoktu bu güzelliğin. 'Evet Atiyeciğim , Hakan bir şekilde bana anlatmak durumunda kaldı yani her şeyden haberim var. Şaşırmadım desem yalan olur. Neyse dur kimse duymasın ulu orta konuşuruz sonra.' kızın omuzuna şefkatle vurup yemek odasına doğru yürüdü. Atiye bugün izinliydi, sabahtan beri ders çalışıyordu. Konularını bitirmiş sadece test çözmek kalmıştı. Test alması gerekti ama ne parası vardı ne de isteyebileceği biri. Tam bir zavallıydı. Kendi haline içerleyerek odasına geçti. Hakan kendine verdiği sözlerden hepsini yerine getiremese dahi Bade ile arasını düzeltmişti , bu gece romantik bir gece geçirmeyi planlıyordu. Uzun zaman olmuştu karısına dokunmadan geçirmişti zamanını. Bu özel gecenin öncesinde bir hizmetlinin yardımıyla odasına sinema sistemi kurdurtmuş karısının en sevdiği filmi izleyeceklerdi ,biraz da olsa Bade'ye hak ettiğini yaşatacaktı. Bade severdi böyle romantizmleri. Aşağıdan patlamış mısır da istemişti, her şey mükemmel olmalıydı. Mutfağa su içmek için giren Atiye mutfak ahalisinin gülüştüklerini görünce meraklandı. 'Ne oldu , keyfiniz yerinde bişey mi kaçırdım.' Aşçı hemen Atiye'ye bir meyve suyu doldurup boş sandalyeye oturması için omuzlarından hafifçe itti. 'Atiyem ne olmadı ki , Hakan Beyle Bade hanımın arası düzeldi sonunda çok şükür.' Atiye şaşırmıştı 'E açık mıydı ki?' 'E kızım ne zaman odalarına girsem ,Hakan oğlum koltukta uyurdu ya. Şimdi odaya sinema kurdurmuş film izleyeceklermiş, birde patlamış mısır isteyiverdi. Onu patlatırım. Artık bu gecenin sonu güzel biter çok şükür.' Kadının söyledikleri Atiyeyi çok şaşırtmıştı. Son sözleri ise bi hayli üzmüştü. Kalbine telkinlerde bulunuyor sakın üzülme o zaten senin değil hiç senin olmadı diyordu. Ama nafile... Mısırlar patladıktan sonra aşçı Fatma teyze Atiyeye döndü 'kızım bugün dizlerim çok ağrıyıveriyo, Hakan oğlumun odasına sen götürür müsün mısırını.' Ne denir nasıl reddedilirdi ki ? Hem Hakan Bey odasına girmesini yasaklamıştı hem de onları o vaziyette görmek boynuna intihar ipi takmaya eş değerdi. Kocasıydı en nihayetinde. El mecbur,aldı mısır kovasını dizleri titreyerek yukarı çıkmaya başladı , odaya yaklaştıkça kahkaha sesleri yükseliyordu. Odalarının kapısı açık ,filmlerini açmışlar aralarıda ki buzu da eritmişlerdi. Hakan artık Bade'yi üzmeyecekti. Ona da kendine de Atiye'ye de hak ettiğini verecekti. Bade kocasının özlediği dudaklarına bakıyor , ilk adımı atan kocasına öpücükle teşekkür etmek istiyordu. Kocasının yüzünü elleri arasına alıp dudaklarını dudaklarına bastırdı, kocasının afallamasından sonra masum öpücükleri ateşli bir hal almıştı ki kapının önünde ki şaşkınlık nidasıyla kapıya döndüler . Atiye gördüğü manzarayla şok olmuştu, hayatında ilk kez öpüşen bir çifti böylesi yakından görüyordu. Aynı zamanda da üzüntüden ,bir el sanki kalbini sıktıkça sıkıyormuş hissi veriyordu. 'Seni aptal ,senin kapı çalma , geldiğini belli etme adetin yok mu ?' O an kapının zaten açık olduğunu farkedecek durumda değildi Hakan. Kızgınlıktan köpürüyordu. Kızdığı tek şey ise kızın onları bu halde görmesiydi. 'Sana bu odaya gelmeyeceksin demiştim , sana mı kalmış benim odama mısır getirmek ? Bırak oraya çek git gelme bir daha bu kata ,gözüme görünme .' Atiye gözleri dolu dolu ,üstüne gelen adama baktı 'Hakan Bey kapınız açıktı özür diliyorum, hem ben getirmeyecektim ama Fatma ablanın bacakları ağrıdığı için benden rica etti.' 'Asla bahanen bitmiyor,defol git.' Hakan , Atiye'nin dolan gözlerini gördüğünde hepten kötü hissetmişti. Onun için gece şimdi bitmişti. Allah kahretsin , henüz kendi kararlarını dahi uygulamaktan aciz bir adamdı. Artık Atiye'yi dikkate almayacağına dair kendine verdiği sözü, Atiye onları bu vaziyette gördükten sonra tutamamıştı. Atiye yüzüne kapanan kapıya baktı bir süre sonra kendini tutamadan ağlayarak odasına gitti koşar adımlarla. Ona reva görülen bu kadere kırgındı. Hiç bir suçu olmamasına rağmen gayrimeşru dünyaya gelmiş babasını tanıyamamıştı. Ne acıydı ki yolda görse , yanından geçse gitse yine bilmeyecekti babasını. Küçücük, hiç bir anlayışı olmayan örf adet diye silaha topa tüfeğe sığınan bir köyün sakiniydi. Zaten o köy değil miydi Atiye'yi bilmediği adamla nikahlayan , o silahlar değil miydi Atiye'yi tanımadığı adamın peşine şehre gönderen. İçini çeke çeke geceyi sabah etmişti. Kıpkırmızı şiş gözlerle açtı sabaha gözünü en fazla bir saat uyuyabilmişti. Yukarıda kocası karısıyla romantizm yapıp mutluluktan uçarken o bu depoda kocası için yanıyordu. Bu yangın öyle böyle değildi. İlk kez aşık olmuştu genç kız, adam kocasıydı ama kim ne bilsindi . Aynı adam başkasının da kocasıydı, bu karmaşadan Atiye'yi yeni bir hayat kurtaracaktı. Atiye kocasıyla Badeyi düşünüp geceyi sabah etmişti ama yukarıda işler hiçte planlandığı gibi bitmemişti. Hakan , Atiye gittikten sonra ne öfkesinden ne sinirinden bir şey kaybetmemişti.tüm öfkesi onaydı. Ne diye gelmişti sanki buraya, gelip onları öyle yakın görmüştü . O lanet mısırı getirecek kimse kalmamış mıydı ? Bir karısı öbür karısıyla yakınlaşmasına şahitti. Ne ironiydi ama . İçten içe Atiye'yi kabul ettiğini dahi fark edemiyordu. Bade, gece planladığı gibi gitmediği için üzülse bile Hakan'ın onun için somut bir adım attığını görüyordu. Bu yeterliydi keyfinin yerine gelmesi için. Sonrasında bir şekilde yine Atiye'ye sinirlenmiş gereksiz bir öfke krizine girmişti. Allahtan film boyunca sarmaş dolaş ona eşlik edip birlikte uyumuştu. Bade, Senem'e geçen gün ki sır konuşmayla alakalı sorular sormuş cevapları alamasa dahi aldığı bilgiler sorduğu soruları unutturmaya yetmişti. Akşam sofrasında yemek servisi yapan Atiye , her zamankinin aksine Hakan Beyden tarafa bile bakmıyor ama keyifsiz bir izlenim de çizmiyordu. Atiyenin aksine Hakan istemsizce kızın salona girdiği anı dahi hissederek kızı müthiş bi göz hapsine almıştı. Her hareketinde ki zarafeti hayranlıkla izlediğinin farkında değildi ama kızın ona asla bakmadığını gayet net farketmişti. Dün ki olaydan sonra haksız mı diye düşündü. Hem kocasını o vaziyette görmüş hem üstüne azar işitmişti, çocuk gibi azarlanmıştı.Hakan yaptığı hatayı farketmişti etmesine ama artık geç kalmıştı. 'Atiye, bugün bir şeyler duydum canım , sanırım Sarp sana ilgiliymiş. Sen belki bilmiyorsundur. Hakan'ın geçen gün buraya gelen arkadaşlarından. Yetkili seçkin başarılı ve hoş bir adam. Ömrünce arasan öylesini bulamazsın sen, biliyorum okulun var ama düşünür müsün tanışmayı?' Yemek masasında ki bombayı bu sefer Bade patlatmıştı. Hakan'ın annesi babası amcası hep bir ağızdan Sarpı över olmuşlardı, Hakan ne yapacağını bilemedi eli ayağına dolaştı, yemekler boğazında düğüm oldu. Gözleri Atiye'nin yüzüne gidip geliyor duruma vereceği tepkiyi çözmeye çalışıyordu. Sarp'ın annesi Ayşe Hanım ' kızım Sarp oğlumuz çok iyidir, vallahi seni de kızım gibi seviyorum. İsterim ki mutlu ol.' diyince ,Hakan iyice gerildi. Sarp'ı allayıp pullayıp karısına uygun hale getirme çabalarına kayıtsız kalmak genç adam için işkenceden çıkmış azap olmuştu. Orda eli kolu bağlı karısına mutlu yuva kurulmasını izliyordu. 'Ne düşünürsün kızım? İster misin bir tanışmak?' Ayşe Hanımın içten sorusuna Atiye uzunca bir duraksama yaşadı, ne denirdi ki yanı başında kocası vardı ama o bir başkasıyla tanıştırılmak isteniyordu. Bade, Hakan'a dönerek 'çok yakışmazlar mı sence de aşkım. Zıtlıkların uyumu biri sarışın biri esmer mis gibi . Hem Atiye ' de rahat yüzü görür' dedi. Hakan'ın 'Dişlerini sıkarak 'Evet çok yakışırlar, mutlu olsunlar ne diyebilirim.' sözleri Atiye'de ki son damlayı taşırdı. 'Peki , olur tanışmak istiyorum.' sözlerin ağzından ne ara çıktığını dahi bilmezken tek amacı kocasına , istediğini yapıyorum bir başkasıyla bir başka yuva kuracağım demekti. Atiye'nin cevabını herkes tebessümle karşılarken ,masada parçalanan bardak sesi ve beraberinde Hakan'ın elinden akan kan bir anda ortamın havasını değiştirmişti.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE