14.TUTULMAYAN SÖZLER

1326 Kelimeler
Gece yatağında huzursuzca kıpırdandı Hakan. Sertleşen erkekliği ona asla rahat bir uyku çektirmeyecekti anlaşılan. Kasıklarının ağrısı genç adamı yatağında bir oraya bir buraya döndürüyor , beyni Hakan'a çaresinin bir alt katta olduğu sinyalini sürekli yineliyordu. Badeyi uyandırmamak için kalktı ve balkona çıktı. Yüzüne çarpan soğuk hava genç adamın alev gibi tenine iyi gelmişti. Biraz rahatladı. İr sigara yaktı ve az önce olanların gerçekliği ilk kez genç adamın yüzüne vurdu. Atiye'den uzak kalmak ne de kolaydı. Onun tadını kokusunu bilmeden o benim karım değil demek ne de kolaydı. Peki şimdi ne olacaktı ? Atiye'yi ailesine söyleyemezdi. Söylerse de genç kızı kabul etmeyecekler ve belki evden bile uzaklaştıracaklardı. Bade'nin tepkisini asla kestiremiyordu. Ayrıca genç karısı bu tepkide gayet haklıydı. Söylemese Atiye, elini uzatsa dokunabileceği kadar yakın fakat evin hizmetlisi rolünde nereye kadar devam edebilirdi. İç sıkıntısı ile sigarasını söndürdü. Keşke Atiye ile evliliğini herkese söyleyebilecek yüreği olsa onu baştan kabullense ve Bade'yi hiç üzmeseydi. Şimdi esmer tanrıçasıyla şu yatakta birlikte uyuyor olacaktı. Kanını kaynatan kokusuna bayıldığı kadında dindirecekti tüm şehvetini. O küçük kıza hissettiği bu yoğun şehvetin yanı sıra, onu sürekli gözünün önünde istemesi. Sesi, kahkahası,sohbetini de seviyor duyguları artarak devam ediyordu. Aşk değildi sevgi de denmezdi ama asla başlarda hissettiği nefret ve sonrasında gelen boşluk hissi gibi değildi duyguları. Dışarının soğuğunu yiyen sakinleşen vücudunu sıcacık yatağa bıraktı, Bade'nin mırıldanarak kendisine sokulmasına müsade etti.Ve gözlerini kararsız bir uykuya kapattı. Bunun yanı sıra Atiye'de çok başka duygular içinde değildi. Uyarılmış , uyarılmanın ne olduğunu bilmeyen bedenini sakinleştirmeyi de becerememişti. Yüzünde tatlı bir gülümsemeyle 'o da beni seviyor.'diye düşündü. Gözlerin umutlu bir geceye kapattı. Sabah erkenden gelen telefon sesiyle açtı gözlerini. Bilmediği bir numaraydı. Telefonu reddedip uyumaya devam etti. Yeniden çalan telefon genç adama ,artık bu çağrıya yanıt vermesi gerektirdiğini düşündürdü. 'Alo' genç adamın kalın bariton sesi biraz sert çıkmıştı. 'Selamın Aleyküm damat bey. Ben Rıza, seninle tanışmak nasip olmadı. Aylar sonra beni böyle bir sürprizin beklediğini nerden bilebilirdim. Bir kaç güne Atiye'yi ziyaret edeceğim. Misafir kabul ediyon mu ?' Hakan karşısında yıllardır ulaşmaya çalıştığı , devletin en azılı anarşisti ile bu kadar kolay konuştuğuna mı şaşsın adamın gelip göreceklerine mi yansın bilemedi. Ayarlamaya çalıştığı ses tonu ile 'Tabi abi, Atiye senden hep çok güzel bahsediyor. Buyur bekleriz.' diyiverdi. Şimdi ne yapacaktı. 'Kafamı sikiyim? Bekleriz ne lan. Kimi bekliyoruz nereye bekliyoruz?' Hakan söylene söylene banyoya girdi. Elini yüzünü yıkayıp biraz kendine geldiğinde çıktı. 'Kiminle konuşuyordun hayatım ?' Badenin yarı şiş gözlerine bakarken, karısının onları duymuş olabileceğine dair bir ipucu aradı fakat kadının pek bişeyden haberi yok gibiydi. 'İş.'baygın konuşması umursamaz ve konuşmayı sürdürmek istemediğini belli eder tondaydı. Bade kocasının bu tavırlarından son derece sıkılmıştı. Bir kaç gündür aklında olan arkadaşları ile Fransa gezisi için uygun zaman diye düşündü. 'Bu arada sana söylemek istediğim bişey var.Bizim kızlarla birkaç günlüğüne Fransa'ya gideceğiz haberin olsun belki bu süreç, birbirimizi özleyip kıymetimizi yeniden anlamamız için ikimize de iyi gelecektir.Ne dersin?' Genç adam aklına gelenle bir süre düşündü. 'Peki, belki ikimiz içinde değişiklik olur.' Bu esnada üzerini giymiş çoktan kapıya doğru yürümeye başlamıştı. Kapıyı sertçe çekerek odadan çıktı, aşağı inip kahvaltı yapacak sonra ofise geçecekti. Bugün başbakanla bir röportajı vardı. Öncesinde moral depolamak adına küçük karısını görmeye ihtiyacı vardı. Ayrıca şu Rıza olayını da anlatmalı bir hal çare bulmalıydı. Bade ise kocasının böylece kolaylıkla Fransa olayını kabullenmesine bozulmuştu. Eskiden aynı şehirde aynı havayı solumazsam öleceğim diyen adam bu olamazdı. Çok değişmişti. Evlilikleri asla hayalinde ki gibi değildi. Hakan kahvaltı esnasında Atiye'yi göremedi. Kızın odadına da bu saatte giremeyeceği için Rıza abisiyle yaptığı telefon görüşmesini akşama erteledi. Dün geceden sonra kızı bir defa dahi olsa görmek istiyordu açıkcası. Mutfak kapısının önünden geçerken şöyle bi göz attı yine gözleri aradığını bulamadı. Tam garajdan lüks arabasını çalıştırıp çıkarken minik esmer tanrıçasını çiçekleri sularken gördü. Arabayı durdurup Atiye'nin kendisini farketmesini bekledi. Çok geçmeden ışıl ışıl gülümsemeyle kendisine dönen küçük karısına baş işaretiyle arka bahçeye gelmesini işaret etti. Atiye panikle çeşmeyi kapattı. Tedirgince adamın işaret ettiği yere doğru yürüdü. Evin arkasında kalan kör bir noktada oturmuş kendini süzen siyah gömlek siyah pantolonlu kocasının şık yakışıklılığını seyretti. Yanakları gece olanları anımsayıp kızardı. Bu adam onu öpmüş ona dokunmuş ona sarılmıştı. Bu adam hayallerinde de olsa onundu. Çekinerek yaklaştığı adam seri bir hareketle kızı belinden yakalayıp burnunu kızın boynuna sokarak derince bir nefes aldı. 'Kusura bakma seni hiç bir yerde bulamadım küçüğüm. Önemli bir sorunumuz var , Rıza abin beni aradı. Numaramı muhtardan aldı sanırım. Bir kaç güne bizi ziyarete gelecekmiş.' Genç kız şaşkınlık mutluluk şok ve korkuyu aynı anda yaşadı. Gözlerini iri iri açıp ellerini beline saran adama baktı. Neden yeterince rahatsız görünmüyordu. Bu arada Hakanın yüzünde muzip bi sırıtış peyda oldu. Aklına gelen şeytanın aklına gelmezdi ama neden olmasındı ki ? 'Bak güzelim, Bade bir kaç günlüğüne Fransa'ya gidecek. İstanbul'da herkesten ayrı bekarken gidip kafa dinlediğim bir evim daha var. Uzun zamandır gitmiyorum, mütevazi bir daire. Rıza abini orda ağırlayalım. Ben eve bir kaç günlüğüne iş için şehir dışına çıkacağımı söyleyeceğim. Sen de bir akraban geleceği için bir kaç gün onunla vakit geçirmek zorundasın. Bence üstesinden gelebiliriz. Ne dersin ?' Gülümseyerek kızın cevabını beklese dahi karar çoktan verilmişti. 'Bilmem olur mu sence ?' Atiye kocasıyla bir kaç gün gerçekten evlilik numarası yapacağını aynı evde karı-koca gibi olacağını düşündükçe ecel terleri döküyordu sadece bir kaç gün , o ve ben diye düşündü. Belki de bir daha hiç olmayacaktı bu şansı. 'Bal gibi olur küçüğüm.' Bade gitmiş, evden izinler koparılmış. Rıza abinin geleceği gün öğrenilmiş, Hakanın küçük dairesi temizletilmiş alış verişi yapılmış ve Atiye ile Hakan daireye doğru yola koyulmuştu. Anahtarı çevirip içeri girdi genç adam, Atiyenin geçmesi için kenara çekilip kapıyı kapattı. Atiye bu sıcacık yuvayı çok sevmişti. Salaş bir döşemesi vardı ama sahiden bir ev gibiydi. Ayrıca şimdilik kısa süreliğine de olsa Hakan Bey ve kendisine aitti bu ev. Kocasına hala ismiyle hitap edemiyor oluşu da ayrı sorundu. Hakan küçük karısının evi hayranlıkla gezmesini izledi bir süre. Eve gönderdiği yardımcılar evde yemekleri hazırlamışlardı. Hiç bir iş kalmamıştı. Sadece hızlıca odalarına kıyafetleri yerleştirmeleri gerekiyordu ki, Rıza abi bişey anlamasın. Hemen lavaboyu banyoyu mutfağın yerini Atiye'ye gösterdi ki Atiye , Rıza abisine yerlerini kolaylıkla söyleyebilsin. Her şey hazır olup bittiğinde. Atiye dolabın önünde durup Hakan Bey ve kendisinin yan yana dizilmiş kıyafetlerine ,çamaşırlarına baktı. Hiç düşünemeyeceği şeylerdi bunlar. Akşam Hakan , Rıza abisini gidip karşılamış, eve getirmiş. Atiye ise abisiyle doyasıya sarıldıktan sonra güzel bir sofra hazırlanmıştı. Hakan , Rıza abinin hiçte fena bir adam olmadığına karar verdi. Kararlarında kati , düşüncelerinde doğru tavırlarında adalet vardı adamın. 'Güzel yavrum benim, duyunca içim cız ettiydi amma damatı çok sevdim. Belli ki sen de seviyon. O da seni seviyo. İçim rahat artık iki güne gidiyorum. Yarın geç saatlere kadar sürecek bir görüşmem olacak. De şimdi hayde benim yatağımı yapta yatayım gayrı.' Hakan , Rıza abinin kimlerle görüşeceğini deli gibi merak etse de soramadı. Atiyenin yatağı hazırlamasını izledi. Adam dinlenecekti haklı olarak. Atiye el çabukluğuyla mutfağıda toplayınca iki adamın yanına geçti. 'Sen dinlen abi, biz de çıkalım.' Genç ikili Rıza'yı oda da bırakıp çıktılar. Kapının önünde birbirlerine bakıp el mahkum aynı odaya girdiler. İkidi de bu durumdan hiç de şikayetçi değildi. Odada pekte büyük olmayan bir yataktan başka bişey yoktu. Mecbur aynı yatağı paylaşacaklardı. Atiye ebeveyn banyosunda üzerini değiştirip odaya girdiğinde, Hakan çoktan sadece çamaşırıyla yatağa uzanmış, başlığa dayanıp genç karısını izlemeye koyulmuştu bile. İkisi de heyecanlıydı. İlk kez aynı yatakta yatacaklardı. Atiye yorganı kaldırıp hızlıca kendini yatağa bıraktı. Sırtı yumuşak yatağa değince ne denli gergin olduğunu farketti . Hakandan utanıyor ama şu daracık yatakta kocasından uzağa gidemiyordu. Hakanın da bu durumdan yeterince memnun olduğu yüz ifadesinden belliydi. Küçük karısı şimdi tam yanındaydı. Bir kaç gecedir bu geceyi düşlemişti. Hevesle karısının yanına uzandı. Karısının koyu mavi gözleri sürekli açılıp kapanıyor , kalbinin sesi odayı dolduruyordu. Ayrıca mis kokusu adamın burnunda , siyah saçları yastığın her yerindeydi. Adam sürekli kendisine verdiği sözü hatırlatıyordu. Bu kız masum. Sadece sarıl ve uyu. Sarıl ve uyu. 'Ben asla sözünde duran bi adam olamadım , özür dilerim .' Atiye kocasına anlamaz gözlerle baktı. 'Güzel karıma sadece sarılacaktım güya ama özür dilerim küçüğüm.' Son cümleleri küçük karısının ağzının içinde kaybolmuştu bile.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE