Ortalığı derin bir sessizlik kaplamıştı . Arkamı döndüğümde abim Kaya , kanlar içinde yerde yatıyordu . Beni korumak için canını ortaya atmıştı . Serhat , arabadan indiği gibi Cihan ’a sert bir yumruk indirdi .
" Kimse benim karıma silah çekemez , Cihan ! " diye gürledi .
Cihan , gözlerini Serhat ’tan ayırmadan , dişlerini sıkarak konuştu :
" Töreyi bozdu . Şehirden kaçarken ben yakaladım . Ben senin kadar geniş olamam , Serhat Ağa . "
Serhat öfkeyle bir adım daha yaklaştı .
" Aşiretimin namusunu ben korurum ! Sen kimsin de hüküm veriyorsun ? Haddini bil , Cihan ! "
Narin , Kaya ’nın başında hıçkırıklarla ağlıyordu . Titreyen elleriyle onun kanlı gömleğini tutuyordu .
" Narin , kalk ! Kaya ’yı hastaneye götürmemiz lazım . "
Ben hâlâ olanların şokunu üzerimden atamamıştım . Kaya ’yı hastaneye gönderip dönmeyi planlarken , Serhat kolumdan tuttuğu gibi arabaya bindirdi . Gözlerimden yaşlar süzülüyordu .
" Bütün bunlar benim yüzümden mi oldu ? " diye mırıldandım . Midem bulanıyordu .
Serhat endişeyle yüzüme baktı .
" İyi misin , Zümrüt ? Hadi gel , yüzünü yıkayalım . Bana yaslan , otur biraz . "
Başımla hafifçe onayladım . " Teşekkür ederim … Hadi gidelim . "
NERGİS
" Nereye gidiyorsun , Nergis ? "
" Ben anayım , Ahmet ! Onları ben taşıdım karnımda . Gerekirse canımı veririm ama elin oğlunun onların canını almasını beklemeyeceğim ! Bırak ! "
Ahmet sertçe omzundan tuttu .
" Nereye gideceksin ha ? "
" Ağanın evine ! " ...
Ağanın karşısına dikildiğinde sesi titriyordu ama gözlerinde kararlılık vardı .
" Ağam , sen büyüksen büyüklüğünü göster . Affetmek büyüklüktür ! "
Ağa gözlerini kıstı .
" Affedilecek şey var , affedilmeyecek şey var , Nergis Kadın . "
" Zümrüt bilmiyordu , ağam ! Töre nedir bilse , abisiyle yengesinin canına kıyılsın ister miydi ? Yapma , ağam ! Benim canımı al , ama evlatlarımıza kıyma ! "
Ağa gözlerini kaçırdı . İçindeki öfkeyi bastırarak Azize ’ye döndü .
" Al Nergis Kadın ’ı . "
Nergis dizlerinin üzerine çökerek hıçkırdı .
" Otur , Nergis Kadın ! En çok bizim sakin olmamız gerek . Benim de içim yanıyor … Ama isyan etmeye bile hakkım yok ! "
SERHAT
Babamdan çok öfkeliydim .
" Baba , siz nasıl benden habersiz karar alırsınız ? Benim sözümün hükmü kalmadı mı bu evde ? "
Baba , oğlunun isyanına karşılık soğukkanlılığını koruyordu .
" O nasıl söz , oğul ? "
" Silah çekiyorsunuz ! Kaya vuruldu , ölebilir ! Bu mu sizin töreniz ? "
" Aşiret gücünü töreden alır , Serhat ! Kan aktıysa boşa değildir ! "
Serhat yumruklarını sıktı .
" Bilip bilmeden ortalığı dağıttınız ! Şehri gezdirmek için ben çağırttım onu ! Saatlerce beklerken , meğerse karıma yargısız infaz yapılıyormuş ! "
Amcası öne çıkıp Cihan ’ı savundu .
" Kimsenin yalan konuştuğu yok ! Cihan buldu getirdi ! Onun bunun arabasından medet umuyormuş ! "
Serhat bir adım öne çıktı , gözleri ateş gibiydi .
" Amca , sen bana Alas Aşireti ’nin ağasına yalancı mı diyorsun ? "
Sessizlik çöktü . Serhat derin bir nefes aldı .
" Cihan , bir an önce İstanbul ’a dönse iyi olur . "
Bu yalanı söylemek zorundaydım . Zümrüt , Kaya ve Narin ’i korumanın tek yolu buydu . Töre , onların canını almazsa , başka bir bedel isteyecekti . Zümrüt bunu anlamıyordu . Hepimizin kaderi töreye bağlıydı . Bundan dönüş yoktu …
Hastane
" Bir kişi girebilir içeriye . "
Narin , gözleri dolu dolu kayınvalidesine döndü .
" Ana , sen gir . "
Nergis Kadın başını iki yana salladı .
" Olmaz , güzel gelinim . Benim Kayamın bundan sonra anasından önce avradı gelir . "
Narin gözleri yaşlı , elini öptü .
" Sağ ol , anam . "
Odaya girdiğinde , Kaya ’nın zayıf sesi duyuldu .
" Azadım … Sevdam … İyisin ? "
Narin elini sıktı .
" Canın acıyor mu ? "
" İyiyim , Narin ’im . "
Gözyaşlarını tutamayan Narin , titrek bir sesle fısıldadı :
" Allah o Cihan ’ın belasını versin ! Sana bir şey olsaydı , ben ne yapardım ? "
Kaya , onun elini dudaklarına götürüp öptü .
" Üzülme kadınım … Hepsi geçti gitti . Bak , buradayım . Kurban olurum ben sana . "
Narin dişlerini sıktı .
" Sana bir şey olsaydı , yakardım Mardin ’i … "
ZÜMRÜT
Balkonda Yusuf Ağa ile Azize Hanım konuşuyordu .
" Sen bu geline kıyafet almadın mı , Azize Hanım ? "
" Aldım Ağam , almaz olur muyum ? Ama giymiyor . "
" Elâleme kepaze ettirmeyin bizi ! Sen bir ağa kadınısın , sözünü geçiremiyor musun ? "
İçim daraldı . Ben İzmir ’de büyümüş bir kızdım . Onların gelenekleri bana yabancıydı . O sırada Serhat konağa geldi . Bana dikmiş gözlerini , suskun bir şekilde bakıyordu . Merdivenleri çıkıp yanıma geldi .
" Abin iyi . Yarın eve çıkacakmış . İstersen gidip görebilirsin . Hadi , gidelim yatmaya , Zümrüt . "
İçimden konuşmak gelmiyordu .
" Sana iyi geceler . "
Avluda tek başıma oturdum . Yıldızlar gökyüzünde parlıyordu ama ben karanlığın içinde boğuluyordum .
" Töre , töre , töre … "
Serhat geldi , omzuma ceketini attı .
" Üşüyeceksin , Zümrüt . Geç oldu , hadi kalk . "
" Gelmek istemiyorum . "
" Dik başlılık etme . Gel . "
" Bırak kolumu , Serhat ! "
" Bağırma , Zümrüt ! "
Beni odama götürdü .
" Bu evde benim kurallarıma uyacaksın . Aşiretim bunu böyle bilecek . "
" Asla uymayacağım ! "
Serhat derin bir nefes aldı .
" Yapmazsak kan dökülür , Zümrüt . Sen benim karımsın artık . Şimdi odaya gir . "
Odaya girdiğimde Serhat yere bir yatak serdi .
" Burada mı yatacaksın ? "
" Aşiretim bizi karı koca biliyor . Biz de bu oyunu sürdüreceğiz . "
" Seneye bir erkek evlatda ediniriz istersen ."
" Onu daha düşünmedim zorda kalırsak bakalım . "
" Emin ol , burada uzun kalmayacağım . "
Serhat gözlerini kapattı .
" Allah rahatlık versin , Zümrüt . "