ZÜMRÜT Sanki omuzlarıma koca bir öküz oturmuştu . İçimde ne olduğunu tam olarak anlayamadığım bir his , durmaksızın beni kemiriyor , içimi oyuyordu . Bulunduğum hiçbir ortamda huzur bulamıyor , nefes aldığım her yerde boğuluyordum sanki . Artık bu yükü taşımak imkânsızdı . Serhat ’la konuşmalıydım . Olan biteni , içimde bir düğüm gibi duran meseleleri bir bir ortaya döküp çözmeliydik . Eve girer girmez , hiç vakit kaybetmeden telefonumu elime aldım ve Serhat ’ı aradım . Sesimi duyduğunda bir an duraksadı ama ben uzatmadan konuşup konum attım , dağ evine gelmesini söyledim . Yarım saat içinde ikimiz de orada olacaktık . Ne kadar uzak durmaya çalışsam da artık kendime yalan söyleyemiyordum . Serhat ’a âşıktım . Kalbimde yanan ateş , bedenimi yakıp kavuruyordu . Kaçtıkça büyüyen , bastırdı

