"Sence de çok büyütmüyor musun? Alt tarafı eski sevgilin. Seri katil falan değil." Simge kankamın dedikleri normal olabilirdi ama bu Hale'ydi. Karşı masada arkadaşlarıyla oturup gözünü bir saniye bile ayırmadan bizim masaya bakıyordu. "Buradan erkekler tuvaleti kaç adımdır?" Berke'nin kolunu dürterken elimi ittirdi ve telefonunu kapatıp derin bir nefes aldı. "Adım sayacak kadar manyak biri değilim, Bartu. İstersen giderken sayabilirsin." "Ben biliyorum! Otuz beş adım. Ama büyük adım atarsan yirmiye indirebilirsin." Gökdeniz'e baktım. Ne ara saymış bu manyak diyecektim ki Deniz ağzımdan çaldı lafımı. Yav hırsız. "Gökdeniz kadar işsiz olsaydım keşke." Gökdeniz'e minnetle bakarken Hale'nin ayaklandığını fark ettim. "Dila kanka senin felsefen neydi ya?" Dila uykulu gözlerle bana bakarke

