Başkasının evinde uyumak benim için zor bir şey değildi. Nerede uyuduğum önemli değildi, her yerde uyuyabilirdim ama Fatih'in evine gelip beni götürdüğü odaya girdikten sonra günün yorgunluğunu üstümden atmış ve gözlerim hemen açılmıştı. Anneme bir arkadaşımda kalacağım hakkında bir dizi yalan mesaj atıp telefonumu bir köşeye attığımda acıyan dizlerime baktım. O sıra Fatih elinde oksijenli su ve sargı beziyle odaya girdi. "Sanırım senin kapı çalma huyun yok," dedim yorgun çıkan bir sesle. Yorgunluğu üstümden attığımı düşünsem de hala sinsi bir şekilde etrafımı sarıyordu. "Pardon," dedi beni şaşırtarak. Tam ona şaşırırken dizlerimin önüne çökmesiyle beraber ikinci bir şaşkınlık daha yayıldı bedenime. "Ne yapıyorsun?" "Yarana bakacağım." Koyu kahve gözleri, gözlerime kısaca değdi ve bak

