Azat kendini çalışma odasına kapattığı o andan beri bomboş hissediyordu. Hele ki karısının söylediği o sözler zoruna gitmişti. Eli kanlı katil demişti, bizi hak etmez demişti. Doğru söylediğini bilse de koca beş yüz nüfuslu bir aşiretin ağasıydı. Hal bu ki ağalığı hiç istememiş, ama amca oğullarının ailelerine sırt çevirmesinden ötürü mecbur kalmış ve başa geçmişti. Bugün üzerinde giydiği o gömleğin ateşten bir gömlek olduğunu anlamış ve onu cayır cayır yaktığını sonuna kadar hissetmişti. Öfkesine yenilip karısına yaşattığı o anların telafisini düşünmeye başlasa da İpek kızın gözlerindeki o soğukluk bunun hiçte kolay olmayacağını kanıtlar nitelikteydi. Sıkıntıyla nefes alıp çalışma odasından çıkan Azat ağa utancından kimseye görünmeden konağın arka kapısından çıkıp ahırına doğru yol aldı.

