"Hey tatlış yine akşamcısın bakıyorum." Kıvanç'ı umursamadan bardağını fondipledi. Kıvanç bozulsa da umursamamaya çalıştı. Güney çoğu zaman üzgünken konuşamazdı. Acılarını kendi içinde yaşamayı tercih ettiğinde susup yanında oturmak yapılabilecek en iyi şeydi.
Kıvanç elindeki gazeteyi kenara bırakıp korkulukların üzerinde dolunayı izleyen Güney'in yanına oturdu. "Umarım kıçımıza batmaz." Güney acıyla gülümsedi. Buraya oturma fikri Efsun'undu. Olası bir hatada kimin aklına uyduğunu iyi biliyordu.
"O kız yüzünden değil mi?"dedi Kıvanç hüzünlü bir hale soktuğu gözlerini kaçırırken. "Karadul örümceği gibi bir şey bu Güney. Bu kadar yanlış birine gönül verdiğini söylemeyeceksin değil mi?"
Güney elindeki bardağı sertçe sıkıp, "Keşke diyebilseydim. Reddedebilseydim. Kötü sevdalandım. Aşık oldum. Belki de asla bir araya gelemeyeceğim birine." diye kıvrandı. Kıvanç elini acılı adamın omzuna bırakırken Güney'in çözülen dili susmamaya yeminli gibiydi.
"Bana yalanlar söyledi. Gerçek olmayan bir geçmiş çizdi." Star, histerik bir şekilde güldü. "Sahte anne baba, sahte medeni hal, sahte işler, belki de sahte hayaller... Ben kalbimi avuçlarına bırakırken o yalanlarını yağlı urgana boncuk gibi dizip bana sundu.
"Kızın çok korkunç bir geçmişi var. Anne babası da yok. Harzem'in anlattıklarına hiç girmek istemiyorum. Bunları sana açıklaması pek mümkün değil. Ben kocamı öldürdüm, şimdi de evli bir adamla yasak aşk yaşıyorum diyemez ya!"
"Bir de o var değil mi?"dedi Güney dostuna nemli gözlerle bakarken. "Harzem... Beni bıçaklayan kenar mahalle serserisi... Ona aşık... Bu gün soyunma kabininde onunla konuştu. Kendisiyle konuşması için deli gibi yalvardı. Düşünebiliyor musun? Öyle biri için gururunu ayaklar altına aldı. Resmen ağlayarak kendisine dönmesini istedi. Aşk dilendi!" Kıvanç eline aldığı bardağı Güney'in boş bardağıyla tokuştururken, "Düşünebiliyorum tatlış!"diye yanıt verdi.
Güney, ağrıyan başını ve şakaklarını ovarken, "Neden?"diye yükseldi. Sözleri bir isyandı. "Neden Kıvanç? Ne var bu adamda? Aşık olunası nasıl bir özelliği var ki bu kadar genç ve güzel bir kadın onunla olmak için çıldırıyor? Kendisini bir kalemde silip ateşe atan birine deli gibi yalvarıyor. Anlamıyorum! Anlamak istemiyorum.
"Kadınlar tuhaf varlıklar."dedi Kıvanç. Diliyle ıslattığı parmakları kaşlarını düzeltirken genç starın halinden anlıyor gibi durmuyordu. "Unutmak istiyorum artık! Başkasını seven bir kadını bekleyemem. Bu çok onur kırıcı! Kıskançlık beni hiç olmadığım birine dönüştürdü. Engin'i bile rakip olarak görmeye başladım. Çekilip gitmeli benden. Yüreğimin kuyularında kaybolmalı, yitip gitmeli. Onu içimden söküp atmak ya tahmin ettiğimden daha zor olursa. Ama..." sustu. Sözlerinin ağırlığı acı veriyordu. "
Şeytan diyor bırak sözleşmeyi ne hali varsa görsün. Bana bu kadar yakınken aşkın esiri olmamam mümkün değil peki ya uzaklık..."
"O seninle geldikten sonra uzaklık da beş para etmez." Güney ayağa kalkıp alnını demire yasladı. "Onu atmak istiyorum içimden. Gidemiyorum. Çok düşündüm ama başka bir çıkar yol bulamadım. Bir turne düzenlesek. Birkaç şehir dolaşsam. Belki bazı şeyler biraz olsun değişir, ne dersin?"
Kıvanç suskundu. Ona ne diyeceğini bilemiyordu. "Gidemem. Onsuz uzaklara gitmek benim için eskisinden çok daha imkansız. O adamdan kurtulmak zorunda. Benimle olması için onu zorlayamam ama göz göre göre de ölüme, utanca düşmesine izin veremem."
Kıvanç duyarsızca gazeteyi incelerken, "Korkuyorum!"diye fısıldadı. "Ya bir gün ormanlık bir alanda cansız bedenini bulursam. Ya hapse düşerse o pislik için. Sonu o adamın yanında olduğu müddetçe iyi olmayacak. Onu kurtarmak zorundayım."
Güney kendi kendine konuşurken Kıvanç korkuluklardan kalkıp verandadaki deri koltuklara geçti. "Şuna bak star dostum!" Elindeki gazeteyi genç adama uzattı. "Tabi klip felan derken haberleri takip edemedin. Günlerdir televizyonlar gazeteler sizden bahsediyor. Dilenci çetesini çökerten kahraman şarkıcıyı anlatıyorlar. Esrarengiz sevgilisini kucaklayıp çekip gitti diyorlar. O kızla aranda büyük bir aşk hikayesi başladığına dair dedikodular her geçen gün ağızdan ağıza yayılmaya başladı bile. Telefonların ardı arkası kesilmiyor. Mikrofonlar kaç gündür açıklama bekliyor. Sen odana kapanırken olan bitenden haberin yok tabi. Süperman oldun dostum."
Güney, duyduklarına anlam vermekte zorlanıyordu. Efsun'a karşı hisleri doğruydu ama bir ilişki ikisi için de söz konusu değildi. "Ne dedin onlara?"
"Hiçbir şey! Bilirsin... Biraz merakta koymak iyidir. Sonra sadece arkadaşız der konuyu kapatırsın. Şimdi klip de patlayacak. Esrarengiz kız Romantik prensin klibinde oynadı. Vay canına! Ayarlasan olmaz!"
Güney Efsun'un bu saçmalıklara alet olmasından hiç hoşlanmamıştı. Olayların bu şekilde gelişmesi gözleri üzerine çevirse de Efsun'un bu dünyaya karşı mesafeli duruşu onu rahatsız ediyordu. Artık ne olup biteceğini birlikte göreceklerdi.