Eve girdiklerinde ortalık sessizdi. Herkes kendi odasına çekilmiş olmalıydı. Genelleme Eylül hep beraber akşam yemeği yenmediği sürece odasından pek dışarıya çıkmazdı. “İstersen bir şeyler hazırlayabilirim,” diye teklifte bulundu Çiçek. “Yani açsan…” Alpay elleri ceplerinde sessizce duruyordu. “Aslında açım. Ama eğer yorgunsan sorun değil.” “Yok ne yorgunluğu. Alt tarafı bir yemek yapacağım. Elime yapışacak değil,” Çiçek hemen mutfağa yönelmişti. İçeriye girdiğinde bir an duraksamıştı. Kahretsin! Yeni tezgah! Bunu unuttuğuna inanamıyordu. Yutkundu. Arkadan Alpay’da gelmişti. Dün gece hakkında daha tek bir kelime etmemişti. Umarım böyle devam ederdiler. “Bana onca şey aldın. Bari yemek yaparak ödeme yapayım.” Alpay biraz alayla “O zaman bana ömrünün sonuna kadar yemek yapmak zorunda

