40

1761 Kelimeler

Zahit kapıyı ardından kapadığında Elif de gözleri yaşlı bir halde indirdi telefonu kulağından. Münevver'in sesi geliyordu dışarıdan. Winks bitmişti çoktan. Elif, yanaklarındaki yaşları silip donuk bir halde ona bakan kocasının karşısında ayağa dikildi. "Ablan mı ölmüş?"dedi Zahit alay eder gibi. Başını iki yana salladı Elif. "Kim ölmüş?" "Hiç." "Köfte patates mi yapacaktın?" "Biraz yalnız kalabilir miyim?" "Kalamazsın. Telefonunu ver bana." Geri adım attı Elif, telefonunu vermek niyetinde değildi. "Ne diye aradı yine?" "Sonra anlatırım." "Neden şimdi değil?" "Üstüme gelme Zahit." Canhıraş bir mücadeleyle bağırdı Elif. Ne demişti? Yanından geçip gidip banyoya kapanabilirdi aslında. "Neden, neyi ağlaşarak konuşuyorsunuz onu söyle o zaman?" "Halledeceğim Zahit, geçici şeyler bunla

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE