Meryemce başını kaldırıp yanında oturan adama baktı. Bir şekilde konuya girmesi gerekiyordu. “Baran, öğrendin değil mi?” Baran Meryemce’ye baktı. Başını eğdi. “Bebeğimizi kaybettiğimizi mi? Evet öğrendim. O da benim yüzümden oldu.” Meryemce hiç bir şey demedi, çünkü doğru söylüyordu. Onun yüzünden olmuştu. “Affet beni karım. Benim yaptığım hata yüzünden neler çektin? Ne acılara katlandın. Özür dilemekten başka elimden bir şey gelmiyor.” Özür dilemek yaptığı hataları da düzeltmiyordu aslında insanların. Çektiği acıları da dindirmiyordu. Hatta kırık bir kalbi bile tamir etmiyordu. “O gün…o gün öğrenmiştim hamile olduğumu. Sevinçle geliyordum senin yanına. Gerçi bebek haberini akşam sana doğum günü sürprizi hazırlayıp o zaman söyleyecektim ama olmadı. Otelde de beni dinlemedin. O zaman söylem

