ASMİN, Ablam ve Serhan abi gittikten sonra Surhay’la baş başa kaldık. Az önce Serhan abiye ima ettiği şeyleri hatırlayınca, ‘’Sen ne fenasın ya! Ablamı utandırdın.’’ diye çıkıştım kapının önünde. Beni bir çırpıda duvara dayayıp yüzüme eğildiğinde bedeniyle duvar arasında kapana kısılmıştım. ‘’Demek anladın ne kadar fena olduğumu küçük cadı?’’ dedi kısık ama çok çekici bir tonda. Gözlerimiz birbirine odaklanmıştı ve göğsüm inip kalkıyordu bu yakınlığın verdiği heyecanla. Elinin biri belime dolandı ve beni kendine daha çok çekti. ‘’Evet anladım.’’ ‘’Korkmaya mı başladın yoksa benden?’’ Bakışlarında ve sesinde tahrik edici bir meydan okuma vardı. ‘’Korkmuyorum.’’ dedim çenemi dik tutarak. ‘’O halde daha fazla beklememe gerek yok. Bu gece benim olacaksın.’’ ‘’Ne? Ama hani nikaha kada

