Berfu Sabaha evrilen saatlerin bana bıraktığı uykusuz geçen uzun bir geceydi. Bedenim yorgunluktan ve uykusuzluktan bitkin düşmüş sabaha gün ağarmaya kızıl ışıkları ormanı korkunç karanlığından kurtarmaya başlarken uyumuştum. Bedenim ruhum bitap haldeydi. Fazlaydı. Herşey o kadar fazla ve dayanılmaz geliyordu ki... Bir gün bir yerlede belkide bu evin bir köşesinde verecektim son nefesimi... İnsan kendisine her ne kadar dayanırım, bunu da atlatırım dese de olmuyordu. Düşünceler zihnimi esir almış uykumda bile beni rahat bırakmazken, kısacık uyuduğum uyku kabuslarla dolmuştu. Zira sabaha kadar ağlamış geçmeyen saatleri kendime acıyla yoğurmuştum. Acıyan gözlerim odanın içindeki gürültüye açılmamak için inatla direnirken, yatağıma atılan ağırlıkla bir birine yapışmış göz kapaklarım bu

