Fatih uyandığında, gözüne vuran güneş ışığı, tutulan boynu ve sızlayan kemikleriyle yine balkonda uyuduğunu anlayarak gözlerini zorla açtı. Kafasını sağa sola yatırıp gerinerek, ayaklarını uzattığı sehpadan çekip bahçe takımında doğruldu. Bilgisayarın başında olmaktan, kimseye ihtiyacı olmadan bir şeyleri başarmaktan keyif alıyordu. Abisi ile kalkıştığı bu iş sayesinde abisi ile eskisi gibi yeniden yakınlaşmış olmak ise onun için ayrı bir mutluluk kaynağıydı. Annesi, Fatih'in şirkete gidip geldiğini gördükçe, Fatih odasından çıkmıyor, çalışmıyor, hayata küstü diye şikayet etmekten de vazgeçmişti. Herkes mutluydu ama Fatih yine de hayatında bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordu. Kendine bile itiraf etmese de, kendi zihnini bile sustursa da bu eksikliğin nedeninin Ekin olduğunun oldukça b

