İbrahim, donuk bakışlarını ekrandan ayıramıyordu. Geçen yıllar, yaşadığı acılar.. Hepsi için artık kendisini suçlamaya başlamıştı. Titreyen elleri ile sandalyelerden birini zar zor çekti. Adeta sandalyenin üzerine yığılan İbrahim, gözlerini, ekrandan zorla kopararak Yeliz'e baktı. Kıza her baktığında, kalbindeki ağırlık nefes almasını zorlaştırıyordu. Ruhlarının arasındaki mesafe, her zamankinden, gerçekleri öğrenmeden öncekinden bile çok daha fazlaydı. Geçmişin yaralarıyla örülmüş bu duvar, gerçeğin soğukluğu ile daha da kalınlaşmış, uzamış gibi hissettiriyordu. Yeliz, sanki içinden kırılan parçaları toparlamaya çalışıyormuş gibi, dolu gözleri ile ekrana bakıyor, dudaklarını birbirine bastırarak sessizliğini koruyordu. İbrahim onunla en son böyle yüzleşmeye çalıştığında, adamın gözlerin

