Oyuncaklarımızı kırıp dökerek geçirdiğimiz çocukluğumuzdandı belki de severken kırıp dökmelerimiz... Afra üstünü otlar bürümüş mezara fazla yaklaşmamaya çalışarak biraz uzakta durdu. Burada olmak, istediği bir şey değildi. Selin’in mezarını görmek ona Devrim’in kadının cenazesindeki halini hatırlatmıştı. “İşte geldim,” diye fısıldadı saklayamadığı nefretiyle. Selin şu hayatta en nefret ettiği insanların başında geliyordu ve bu gerçek ölmesine rağmen değişmemişti. “Uykularımdan ne istiyorsun Selin? Neyin intikamını alıyorsun benden? Neden rahat bırakmıyorsun beni? Devrim ile mutluyuz diye mi çıkmıyorsun hayatımdan? O yüzden mi kâbusum oluyorsun? Hastaneye gelişimin intikamı mı bu?” “Neyin intikamı mı?” Afra duyduğu sesle olduğu yerden geriye doğru sıçradı. Şaşkınlık dolu gözleri Devrim

