İlerleyen günlerde Alex ile Viola birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı bulmuşlardı.Alex iş'le ilgilenmediği zamanlarda Violayı arazinin içinde bulunan dereye götürüyordu.büyük meşeden ağaçların altına oturup violanın mutfaktan temin ettiği piknik sepetindekileri yiyerek ve muhabbet ederek geciriyorlardı. Bazen viola suya bacaklarını sokuyor arada Alexe gülümseyen bakışlar fırlatıyor Alex de gözleriyle Violanın pürüzsüz ve inanılmaz bir şekilde güzel olan bacaklarına bakarak ve karısının saçlarının rüzgarda ne kadar muhteşem dalgalandığını düşünerek geçiriyordu. yağmur ve fırtına olduğu zamanlarda da Violanın evde en sevdiği yer olan kütüphanede oturup camlara sertçe vuran yağmurun ne kadar güzel olduğu hakkında konuşuyolardı.daha sonrasında Viola seçtiği bir kitabı okurken Alex masasının başında çalışmaya devam ediyordu ona sorsalar evin en sevdiği odası muhakkak yatak odası olurdu.
Yine böyle bir günde elindeki kalemi masaya bırakarak karısına baktı bacaklarını altına toplamış üzerine hırkasını almış koltukta kitabını okuyordu.önüne düşen saçlarını dağınık bir şekilde toplamış ensesine ve yüzüne dökülen dalgalı saçlar şöminenin ışığında onu daha da çekici kılıyordu.Karısı Alexin düşüncelerinden habersiz başını kaldırıp Alexe baktı. Yüzüne yayılan gülümsemeyle '' Alex '' dedi. Alex düşüncelerinin yüzünden okunmasından korkarak sert bir ifadeyle ''efendim '' dedi. Bu küçük hırçın karısının etkisine bu kadar çabuk kapıldığını görmek içten içe onu korkutuyordu. Claymore Dük'ü Alex Westmoreland hiç birşeyden korkmaz aksine herkesin korkuyla ve saygıyla önünde eğildiği bir insan olarak bilinirken şimdi ilk defa elinde olmadan korkuya yenik düştüğünü hissediyordu. kanepede oturan bu güzel kadın onu kendisine yavaş yavaş aşık ediyordu ve bundan haberi dahi yoktu. '' o kadar masum..'' diye düşündü. bişey yapmasınada gerek yoktu saatlerce karşısında sessizce oturması yeterdi .Alex arada başını kaldırıp Violaya bakarak hayatında ilk defa birşeyi doğru yaptığını düşünmekten kendini alamıyordu.
-At binmek ister misin? diyerek bu rüzgarlı havada böyle bir soru sormasına içten içe küfretti. aklına ilk gelen soruyu yöneltmişti ve şimdi çok pişmandı çünkü Violanın en çok sevdiği ikinci şey ata binmekti.birincisinin çiçekler olduğunu Alex zaten biliyordu ve Violanın ilk üçünde yer alıp almadığını çok merak ediyordu.
-Alex bu harika bir fikir. Bu havada senden bunu istesem beni kesinlikle reddedeceğini düşünüyordum.''Ah Alex beni o kadar mutlu ettin ki '' diyerek seyise haber vermek üzere ahıra koşmuştu.Alex başını elleri arasına alarak ''Tanrım ne lanet bir adamım '' dedi.
Ahırların önünde buluştuklarında viola binici kıyafetlerini çoktan giymişti ve üzerine böylesine güzel oturan kıyafetleri giymesi Alexin hiç hoşuna gitmiyordu. Ya bir gören olsaydı karısının vücudunun narin kıvrımlarını bu kadar belli eden bir kıyafet giydiğini. Homurdanarak Violaya baktı. Viola atının üzerine kimsenin yardımı olmadan kıvrak bir şekilde binmişti ve kocasının tam olarak neye homurdandığını da anlamıştı.
-''Alex hoşnutsuzluğunu bir kenara bırak yoksa bana yetişemiceksin'' diyerek atını dörtnala sürerken uzun saçları arkadan ateş gibi parlarken kafasını çevirip '' Hadi Alex, Acele et '' diye seslendi. Alex at binmenin hayatında kötü bir anıya sebep olacagını bilse şuan violayı kolundan tuttuğu gibi geri eve götürürdü . Sürüklemek zorunda bile kalsa bunu yapardı.
Tanrı yardımcımız olsun dedi ve dörtnala uçarcasına giden karısına yetişmeye çalışırcasına atını hızlandırdı.
Viola kendisinin yavaşla uyarilarına kulak asmıyor aksine hızlandıkça hızlaniyordu.Alex olacakları hissetmiş gibi " Violaaa dikkat et " diye bağırdı Viola önündeki yılanı görmemişti ve bu yüzden atını dizginleyecek zamanı bulamamıştı.At violayı üstünden atarken Violanın çığlıgı Alexin kalbine korku dolu mızraklar saplanmasına neden olmuştu sanki. Atından büyük bir hızla atlayıp Violanin yardımina kostu.Düstügü zaman başinı vurmuş olacağını düşünüyordu çünkü başını ellerinin arasına aldıgında eline değen sıcaklığın kandan başka açıklaması olamazdı.vücudunda ezikler olacağıni da düşünerek sarsmadan Violayı yerden kaldırdı.eve kadar ne kadar yürümüstü bilmiyordu ama rüzgar siddetini arttırmıs yagmur yagmaya başlamısti...