Alex yatağında gözlerini açtıgında bugun hayatının birdaha eskisi gibi olmamak uzere degişecegine dair bir hisle uyandı. Yatagından kalkıp odasında bulunan banyo kısmına geçti burda herşey özenle döşenmişti hizmetçilerin daha o uyanmadan sıcak suyla doldurdukları küvete girdiginde güneş iyice yükselmeye baslamıştı.Usagı kapıyı tıklatarak iceriye girdi ve efendisinin giyinmesine yardım etti.Albert efendisini cok severdi sert görünmesine rağmen çalışanlarına karşı hep cok iyiydi. Efendisi giyinmesini tamamladığında hayranlıkla karşısında dikilen uzun boylu geniş omuzlu bakışları sert ama aynı zamanda insanın içini ısıtacak kadar sıcak bakan esmer adama bakti ve efendisinin ne kadar yakışıklı oldugunu düşündü. Claymore Dük'ü Alex'in bütün erkekleri kıskandıracak hatta kadınlarda dahil olmak üzere herkesin kıskandığı bir görünüşü vardı.Siyah saçları bakımlı kesilmişti ve gözleri yeşilin koyu halindeydi. Bakışları bir kadının içini eritecek kadar sıcak ama kızdığında ise sizi alıp cehenneme götürecek kadar soguk olurdu.Üzerine giydigi beyaz gömlek vücuduna yapışmış kaslarını belli ederek yakışıklılığını gözler önüne seriyordu. Kapıda beliren hizmetçi uşağın eline bir zarf verip sessizce geri çıktı.Albert düke dönerek efendim bu mektup sabah erken saatlerde size gelmiş dedi. Alex mektubu eline alıp kimden geldiğini görünce Alberte sen çıkabilirsin dedi. Mektup amcası gibi sevdiği babasının yakın arkadaşı Lord Hendrickten gelmişti. Mektubu okuyup bitirdiğinde sabah hissettigi şeyin bu kadar çabuk gerceklesecegini nerden bilebilirdi ki. Mektupta Lord Hendrick yeğeninden bahsediyordu ve en kısa zamanda ki bahsettigi süre 1 haftayi kapsıyordu ve onunla evlenmesini rica ediyordu.Alex dogal olarak sinirlenmişti çünkü evlilik meselesinin ricaya gelmeyecegini kendisini herkesten daha iyi tanıdıgı düşünülürse Hendrick'inin iyi bilmesi gerekirdi. Evlenmek bir yana Alex evlilige ciddi bir gözle bakacağını asla düşünmezdi .O aşka hiçbir zaman inanmamıştı ve inanmayada niyeti yoktu. Zaten onu inandıracak kızında daha anasının karnından dogduğunu düşünmüyordu. Bundan emindi çünkü katıldığı balolarda ne kadar budala aptal kız varsa hepsiyle tanıştırılmış ve hepsinden nefret etmisti. Aşka inanmadığı düşünülürse evlilik onun icin maddiyata dayanan birşeydi Insanlar daha fazla imkan ve ünvan için evleniyolardı. O babasının ve annesinin ne kadar kötü bir aşık oldugunu küçükken görmüş ve aşkın iyi bir şey olmadığına karar vermişti. Oysa şimdi daha iyi anlıyordu anne ve babasi birbirlerini hiç sevmemiş para ve ünvan icin birbirlerine katlanmış ama katıldıkları her baloda baskalarıyla olmuşlardı.O anlari hatırlayınca tiksinçle yüzünü buruşturdu ve aklından eģer birgün evlenecekse bu aşık olacağım için bana aşık olduğuna inanacağım bir kadın yüzünden olacak diye gećirdi. Aska inanmayan budala biriyle asla evlenemezdi ve bu evliliğin olmayacağını bildirmek üzere kapıyı sertçe açtı . Sinirle Albert 2 dakika içinde at arabasını kapının önünde hazır görmek istiyorum diye bağırdı. Gidip mektupta bahsedilen bu yeğenle tanışma zamanı gelmişti..