Lale İçimde bir korku dalgası yükselirken, Emir’in ellerinin beni sımsıkı tuttuğunu hissettim. Yavaşça nefes aldım, ama derin nefeslerim bile sakinleşmeme yetmiyordu. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Her şey bir anda kontrolden çıkmış gibiydi. Emir’in gözlerindeki o bakışlar, o kadar derin, o kadar saplantılıydı ki, adeta içimi yutuyordu. “Beni sevmeni istiyorum,” dedi. Sesi, bir şeylerin kırılma noktasına gelmiş gibi titriyordu. “Bunu kabul etmeni istiyorum. Sadece senin olmalıyım, Lale. Sadece senin…” Her kelimesi, kalbimi bir parça daha yavaşlatıyor, bedenimi felç ediyordu. O an her şey bembeyaz bir perdeye dönüşüp kararmaya başladı. Bu, sıradan bir sevgi değildi. Bu, bir zorbalık gibiydi. Her hareketiyle beni daha da köşeye sıkıştırıyordu. Gözlerim doldu, ama bir şekilde gözyaşlar

