Kırmızı elbisesinin içinde, her dileğini yerine getirmek için etrafında pervane olan kullarını canı sıkkın bir şekilde süzen Hadda, günlerdir kendine mesken edindiği, Ba’al’den çalmış olduğu tapınaktan dışarı çıktı. Diğerlerine nereye gittiğini söyleme gereği bile duymadan okyanusa doğru süzüldü. Okyanusa ulaşmak için ormanı geçmesi gerekiyordu. Zavallı orman. Zavallı orman sakinleri. Yanlarından hızlıca geçip giden kadının yaydığı lanetli enerji yüzünden anında katrana bulanmış, zehirlenmiş gibi simsiyah olup ölüyordu. Uçmakta olan kuşlar, aniden ölerek, aniden yağmaya başlamış iri dolu taneleri gibi sertçe yere düşüyor, yere düşen cesetleri saniyeler içinde bir sobada son gaz yanan kömür taneleri gibi içten içe tükeniyor ve sonunda geriye sadece kabuktan ibaret toz zerreleri bırakıyordu

