Ali öylece beni orada bırakıp gitmişti. Ne diyeceğimi pek bilemez haldeydim . Diğer herkes bize bakıyordu . Hep yaptıkları şeydi artık sasirmiyordum onlara . Öküzün trene baktığı gibi bakmak onların işleri idi . Hiç aldırmadan okula gitmeye karar verdim . Ders matematikti . Hiç de sevmiyordum bu dersi . Anlaşılan yine uyuyacaktim . Zil çoktan çalmıştı . Zil çaldıktan hemen sonra öğretmen geldi . Kafamı çevirip Ali'nin olduğu masaya gözlerimi çevirdim ama onu orada görmemiştim. Bana aşırı derece de sinirlenmisti ama yapabileceğim bir şey yoktu. Çünkü hiçbir şekilde hayatımda kimseyi istemiyordum . Paldır küldür kapı açıldı gelen Ali idi . Hiç kafasıni kaldırmadan direkt masasına gidip oturdu . Özür falan da yoktu. Ne kadar kaba bir insandı bu çocuk . Alev yine yılan bakışları ile Ali'yi süzüyordu ama o hiç oralı değildi. Aslına bakarsan benim de pek dikkatimi çektiği söylenemezdi . Sonra kapı çaldı. Kafamı masanın üstüne koyup uyuma pozisyonuna geçmiştim bile . Hiç o taraflı olmamıştım . Sonuçta kimin geldiği pek umrumda değildi. Boran adlı bir çocuk gelmişti anladığım kadarıyla sınıfa . Yeni bir cocuktu . Kafamı kaldırır kaldırmaz keskin mavi gözler ile karşılaştım . Siktir bu oydu . Bu o gün o adamı öldüren adamdı . Ve şimdi burada bizim sınıfta idi . Ben ne yapacaktım . Cidden ben ne yapacaktım. Cesaret almak için dönüp Aliye baktım . Aşırı derecede korkuyordum . Benzim atmıştı. Ali hemen mesaj attı bana .
Neyin var senin ?
Ali yanımda oturabilir misin ?
İlk defa Ali'den bir şey istiyordum. Onun yeri belliydi . O hiçbir zaman hiç kimse için arka siradan kalkmayan biriydi . Benim için yanıma gelir miydi hiçbir fikrim yoktu ama onun burada yanımda olmasına ihtiyacım vardı . Kafamı kaldırıp gözlerinin içine dolu dolu baktım . Hala ne olduğunu kavramaya çalışır gibiydi. Kafasını salladı . Ve yanıma doğru ilerlemeye başladı. Neyin var senin diyerek yanıma oturdu . Hiç hiçbir şey diye yanıtladım sorusunu . Sonra kulağına eğilerek sadece yanımda olmana ihtiyacim vardı da biraz dedim . Bu onu gulumsetmisti . Yeni gelen çocuk ise gözünü kırpmadan bizi izliyordu . Acaba beni tanımış olabilir miydi ? Kafasını sağa sola oynattı. Hoca istediğin yere otur deyince pencere kenarındaki en arka sıraya geçti . Yılan dövmesi şimdiden ben buradayım diye bağırıyordu . Sınıftaki herkesin odak noktası olmuştu Bora . Yakışıklı da bir insandı ama bu onun cani olduğunun bir insanı öldürdüğü gerçeğini hiçbir zaman degistirmiyordu . Hoca matematik dersi anlatıyordu ama kafama hiçbir şey girmiyordu. Kafamda binbir türlü tilki dönüyordu . Acaba olayları Ali'ye anlatmali mıydım. Beni nasıl karşılardı acaba . Bana ne cevap verirdi . Bunu aşırı derecede merak ediyordum . Ali de belalı serseri bir tipti . Hatta kendince küçük bir çetesi vardı ama hiçbir zaman böyle pislik işlerle ilgilenmezdi . Kafamı çevirip ona baktım . O ise coktan bana bakıyordu. Sanırım Aliye ihtiyacım vardı . O an hiçbir şeyi umursamadan ellerini ellerimin arasından geçirdim . Önce ellerinin içindeki ellerime baktı sonra ise bana . Şaşırmış gibiydi . Ama çok da heyecanlıydi .
Arya iyi misin güzelim ?
Neden iyi olmayayım ki Ali ? Ama rahatsız olduysan ellerimi cekebilirim dedim . Tam ellerimi ellerinin arasından çekiyordum ki ellerime bir öpücük kondurdu . Senin ellerinden ölmeyi dileyen adama bu denir be güzelim dedi . O sırada çoktan zil çalmıştı . Boran ise çoktan siniftan çıkmıştı . Sessiz sessiz bir şeyler planladığını düşünmeye başlamıştım . Eve tek gidecek olmak beni aşırı derecede korkutuyordu . Acaba Ali'yebugun bende kalmasını söylemeli mıydım ? Çünkü aşırı derecede korkuyordum . Boran fiziksel olarak bizden aşırı derece de büyük duruyordu . Beni öğrenmiş olabilir miydi . Polise gitmeli mıydım . Aklım çok karışıkti hem de çok fazla .
Ali'nin benim yanımda kalmasını istiyordum ama birden bana gel dersem benim hareketlerimde tuhaflık sezebilirdi . Sonuçta sabah onu istemediğimi dile getirmiştim şimdi ise çocuğun elini tutuyor ve ona sarılıyordum . Ben bile ne yaptığımı bilmiyordum . Gerçekten tamamıyla dengesiz bir insan olmuştum . Bugün saat dört gibi Ali' nin futbol maçı vardı .
Ali bugün futbol maçıni kazanırsan dile benden ne dilersen dedim . Önce bıyık altindan gülümsedi bana sonra ise ne istersem mi diye sordu . Ona kızgın bir bakış attım . Eğer bugün futbol maçıni kazanirsan akşam bana gelirsin ve sana yemek yaparım dedim. Ciddi mi der gibi baktı . Bak iddiami geri çekerim diye tehdit ettim onu . Tamam diyerek kabul etti .
Ali'nin yanından ayrılmak istemiyordum . Ben normalde bu yaşıma kadar her şeyi tek başına halletmiş bir kızdim ama şimdi daha önce hiç görmediğim bir insanın beni de o adam gibi canı bir şekilde öldürmesinden korkuyordum . Evde tek kalmaktan deli gibi korkuyordum . Ne yapacağımı hiçbir şekilde bilmiyordum . Polise gitmeli mıydım onu da bilmiyordum . Tek bildiğim şey Aliye olan biten her şeyi bize geldiği zaman anlatacak olmamdı . Kafama koymustum her şeyi ona anlatacaktim . Bir caninin elini kolunu sallaya sallaya gezmesine vicdanım hiçbir şekilde razı değildi . Lavaboya giderken birine çarptım . Kafamı kaldirdigim zaman ilk gördüğüm şey yılan dövmesi idi . Ben par,par don. Şey ben diye kekelemeye başladım . O ise hiç oralı olmadan omzuma çarpıp oradan uzaklaşmıştı. O sırada Ali geldi. Allah'tan bana omuz attığını falan görmemişti . Eğer görmüş olsaydı sorun çıkacağına adım kadar emindim .
Ali'nin Ağzından
Arya da farklı bir şeyler olduğuna adım kadar emindim ama bana hiçbir şekilde anlatmiyordu . Sabah bana benden olmaz beni kimse sevmedi senin sevgine neden inanayım diyen kız şimdi ise elimden tutuyor yanımdan asla ayrılmiyordu . Bu değişikliğin nedeni ne değildir neden böyle hiçbir şekilde anlam veremiyordum . Ama pek umrumda da sayılmazdı . Çünkü benim için önemli olan onun mutlu olması ve benim onun yanında olmuş olmamdı .
Hadi abi gidiyoruz gelsene maç başlamak üzere .
Geliyorum koçum.
Maçı kazanacağımizdan zaten adım kadar emindim . O maçı kazanacak ve Arya'nın elinden yemek yiyecektim .
Ulan pust sen kime çelme takiyorsun oğlum lan ! Ben adamı ne yaparım biliyor musun sen ! Kim var oğlum senin karşında . Özür dile lan ! Özür dileyeceksin .
Dilemiyorum oğlum diletsene diye bağırıyordu şerefsiz pust . Hem gelip faul yapıyordu. Hem de Arsız arsız karşımda çemkiriyordu . Ben bunun hesabını sormaz mıydım ha . Hakem ikimizi de oyun dışı etmişti . Çocuğu dışarıya aldığım gibi onu iyi bir benzetmiştim . Puşt herif kendi aklıyla bana kafa tutuyordu . Kimsin oğlum sen . Yine sinirlerine hakim olamamistim . Allah'tan maçı biz yenmistik . Biz yenmemis olsaydık o çocuğu öldürmekten beter edecegim aşikardi .
Ben tam kramponlarimi giyerken yeni gelen çocuğun sesini duydum .
Abi kız bu okulda . Evet abi . Tamam abi . Ben de ondan şüpheleniyorum. Abi kızına alacağım ama hiçbir şekilde tek gezmiyor . Tamam abi . Ben sana haber edeceğim diye telefonu kapattı . Ne kızından bahsediyordu acaba bu puşt herif . Kafam iyice karışmıştı. Bizim siniftaki herhangi bir kıza gelir gelmez kafayı mı takmisti yoksa . Umursamamaya karar verdim ve Aryayi bulmak için yola koyuldum .
Arya 'nin ağzından
İçim hiç rahat değildi . Hatta kendimi çok kötü hissediyordum . Aliye soyleyip söylememe konusunda ise kararsızdim . Acaba ona söylemeli mıydım . Ya da polise mi gitmeliydim bilmiyordum . Ama bu çocuğun bu okula gelmesi hiçbir şekilde normal değildi . Yalnız kalmamam lazımdı. Bugün Ali benle kalırdı evet ama ya diğer günler ne olacaktı . İyice korkmaya başlamıştım. Ve ne yapacağımı bilmez haldeydim . Korku tüm bedenimi sariyordu . O sıra biri Arya diye seslendi gelen Aliydi . Sessiz sessiz yaklaştığı için birden çığlık atmıştım . O kadar çok korkmuştum ki Ali sakin ol güzelim neyin var senin dedi . Aliyi görür görmez hemen ona sarıldım . Beni bırakma olur mu dedim . O da kokumu içine çekip bırakmam güzelim bırakmam dedi . Arabasını almak için yanımdan iki dakika ayrılmıştı . Tam o sırada da karşıdan Boran bana doğru geliyordu . Belli etmemelisin kızım belli etmemelisin diye her ne kadar kendimi telkin etmeye çalışsam da olmuyordu . Korku tüm bedenimi ele geçirmişti . Ali hala ortada yoktu. Ya beni alıp götürürse ya beni de cani bir şekilde öldürürse ne yapardım ben . Ali'nin gelmesi için dua ederken buldum kendimi . Tam yanıma yaklaşıp bana bir şey diyecekken Ali hızlı bir şekilde arabadan inip yanımıza geldi. Nefesimi tutmuş bekliyordum adeta . Tam zamanında gelmişti .
Hayırdır birader bir sorun mu var ?
Yok kardeşim. Ben buraya yeni taşındım da yol bilmiyordum . Arkadaşa soracaktım nasıl gidilir diye .
Sorma kardeşim sorma . Mümkünse bu kıza hiçbir şey sorma. Gel bana sor bssks adama sor ama bu kıza sorma deyip adamı iyi bir fircaladi .
Ali böyle bir insandı işte . Kaba sert acımasiz bir insandı . Ama bana karşı kesinlikle öyle değildi . Hatta diğer insanlara ne kadar merhametsizse bana bir o kadar merhametliydi . En çok da bu huyunu seviyordum onun . Bana karşı olan merhametini . Arabayı çalıştırdı. Sakinleştirici bir müzik açıp evimin yoluna doğru sürmeye başladı . Ona dönüp içer misin benimle dedim .
Sen ve içmek Arya dalga geçiyor olmalısın . Sen hayatında hiç icmedin ki kızım.
Ben içmek istiyorum Ali lütfen . Hem sen benim yanımdasın senin yanında bana bir şey olmaz ki lütfen içelim bugün .
Hayır olmaz dedim sana .
Beni kiracak misin . Hem başka bir yerde içmiyorum ki ben . Senin yaninda içiyorum . Sen beni koruyamaz misin diye tuttum ellerinden . Ellerini tuttuğum için önce ellerinde olan ellerime sonra ise gozlerime bakıp alnıma bir öpücük kondurup yanımdan indi . Sanırım bir şeyler almaya gitmişti. Yanından hiç ayrılmak istemiyordum . Çünkü sanki her an o adam bizim yani başımızda gibi hissediyordum ve bu benim aşırı derece de korkmama sebeb oluyordu.
Eve gelmiştik . Havalar çok soğuktu . Hemen doğal gazı calistirip Ali'ye oturma odasını gösterdim. O oturma odasında otururken bize atıştırmalık bir şeyler hazırlayacaktım. En hızlı olanlarından bir tavuk çıkarttım. Yanına ise pirinç pilavı ve salata yapacaktım . 2 adet tavuk göğsünü jülyen yani parmak uzunluğunda olacak şekilde doğradim . Orta boy çukur bir kaba 1 yemek kaşığı yoğurt koydum . Sonra 1 yemek kaşığı domates salçası, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 çay kaşığı kekik, yarım çay kaşığı karabiber, 1 diş rendelenmiş sarımsak, damak tadıma göre ise bir miktar tuz ekledim . Daha sonra az miktar köri ve kimyon ekledim .Hazırladığım sosu iyice karıştırıp, içine doğradığım tavuk etlerini ekledim.Diğer tarafta geniş bir tencerenin içine de 1 yemek kaşığı sıvı yağ koyup, kızdırdim. Tavuk etlerini tencere içine dizdim. Daha sonra ise onu karıştırmadan arkalı önlü pişirdim . Tavuğum hazırdı. Hemen yanına bir pirinç pilavı ve salata da hazırladım . Su sesleri geliyordu . Anladığım kadarı ile Ali duş alıyor olmalıydı . O duştan çıkana kadar pirinç pilavım çoktan pismisti . Sadece servis etmem kalmıştı . Hemen salona masa hazırlayıp hazırladığım şeyleri masanın üzerine koydum . Ve Ali'yi beklemeye başladım. Beş dakika sonra Ali yanima gelip hadi ama bu kadar şeyi sen yapmış olamazsın diye bıyık altından güldü bana . Ben de sadece umursamazca omuz silktim.
Yemeklerimizi yedikten sonra hızlı bir şekilde kaldirdım sofrayı . Sonra onları bulaşık makinesine atıp Ali'nin yanina oturdum . Bana söylemek istediğin bir şey var mı diye sordu Ali bana . Yine omuz silkmekle yetindim. Ve içkinin şişesini açtım . Bana söz vermeni istiyorum dedim. Kaşlarını çattı ne için dedi . Bugün burada her şey konuşulacak ve yarın her şey hiç yaşanmamış gibi unutulacak ve birbirimize soru sormayacagiz bana söz ver dedim . Söz veriyorum güzelim söz .
Bir buçuk saattir Ali ile birlikte içiyorduk . Ben çoktan çakır keyif olmuştum bile . Hatta saçmalamaya bile başlamıştım. Aliye baktığımda ise sanki o kadar birayı o içmemiş gibi sapasağlam bir sekilde bıyık altından gülümsüyordu bana . Anlat dedi . Ona anlamsız bir şekilde baktım . Anlat güzelim seni tanımak istiyorum. Arya kimdir . Ne sever ne sevmez senin hakkında her şeyi bilmek istiyorum dedi . Sen demedin mi bana bugün burada her şey konuşulacak ve unutulacak diye . Kafamı sallamakla yetindim ve ekledim . Sadece ben konuşmayacağım ama sen de anlatacaksın söz ver bana dedim . Söz veriyorum ben de anlatacağım dedi . Ne anlatacağımi nerden başlayacağımı bilmiyordum . O sırada telefonum çaldı . Amcam arıyordu. Beni acaba yine neden arıyordu . Açmadım telefonu . Açmak da istemedim. O pislik ve kalbi kirle dolmuş olan insanları hiçbir şekilde görmek istemiyordum . Çünkü sadece miğde bulandiriyorlardi . Ali bana anlamsız şekilde baktı . Amcandan bahset Arya neden sevmiyorsun onu dedi . Anlatacaktim ona her şeyi anlatacaktim . Hatta o cani herifi bile .
Ben daha çok küçükmüşum . 2 3 yaşlarında bir şey olmalıyım tahminen . Annem aşırı derece de güzel bir kadınmış. Bir bakan bir daha bakıyormuş . Sapsarı saçları masmavi gözleri varmis biliyor musun . Herkes kıskanıyormuş onu . Aynı senin gibi dedi . Ben de kafamı sallayıp aynı benim gibi dedim . Babam ise uzun boylu heybetli bir adammış . Annemle severek evlenmişler . Amcamgil annemle babamın evlenmesini istememisler ilk başta. Neden istemediğini hala ben de bilmiyorum annemin anı defterinde okumuştum . Ne anı defteri diye sordu bana . Annem yaşadığı her şeyi not alırmış . Şu an o defter ben de . Ama cesaret edip açamadım o defteri. Çünkü beni ne beklediği hakkında en ufak bir fikrim yok . İlk sayfasını okumuştum sadece . O okuduklarim ise bana çoktan yetmişti . Sonra kaldırdım onu rafa . Bazı şeyleri duymaya cesaretim yoktu. Eğer o anı defterini okuyacaksam cesarete ihtiyacım vardı . Hem de çok büyük bir cesarete. Ve ben de o cesareti yakalayana kadar okumamaya karar verdim. Her neyse sonra bir şekilde amcam birden ikna olmuş . Ama amcamın anneme karşı davranışları hep farkliymis. Bir gün annem ben ve babam bir yere gidecekmişiz . Babam arabayı kullaniyormus annem ve ben ise arka koltukta oturuyormuşuz . O sıra arabanın frenleri tutmamış . Babam bağırmış Nevin çocuğu tut nevin diye . Annem hemen siper etmiş vücudunu bana . Ve biz o gün annem ben ve babam tırın altına girmisiz . O tır kazasindan ise sadece ben hayatta kalmışım . Annemin vücudu delik deşik olmuş . Sırf ben ölmeyeyim diye annem kendi canını feda etmiş Ali biliyor musun. Sırf bu iğrenç dünyada kalayım diye .
Bak bana . Ali bak bana . Ne kadar çaresizim görüyor musun . Ne kadar sefilim . Artık iyice sarhoş olmuştum . Ağzımdan çıkan şeyi kulağım duymuyordu ama bu benim zerre umrumda değildi . Beni bu dünyaya bırakıp gittiler . Sirf beni yaşatmak için . Belki ben de onlarla gitsem daha mutlu olacaktım. Ama bak şimdi buradayım . Ben çok mutsuzum ki Ali . Amcamın yanına bırakmışlar beni . Amcam beni zar zor büyütmüş. Hep eksik bırakarak . Yanlarında kaldığım her zaman kisarlardi her şeyimi . Hiçbir şey yapmadığım halde sırf kuzenim beni kıskanıyor diye bana ekmek aş vermediği günleri hatırlıyorum biliyor musun . Sonra bir gün tak etti canıma . Artık çok yorgun hissediyordum hem de aşırı yorgun. Sonra öğrendim ki annem ve babam bana bu evi bırakmışlar bir miktar da para koymuşlar . Ve amcam bunu benden saklamış . Avukat sağ olsun benimle iletişime geçti . Ben de o pislik evden kurtuldum . Allah'a çok şükürler olsun şu an başımı sokacağım bir evim var. Bir miktar param var . O para beni ne kadar idare eder hiçbir fikrim yok . Ama o evden kurtuldugum için o kadar mutlu hissediyorum ki kendimi . Şimdi ise gördüğün gibi beni arıyor. Neden aradığı hakkında hiçbir fikrim yok biliyor musun . Acaba ne istiyor. Beni yanında tutup buyutmesinin sebebi de bu ev biliyor musun . Bu evi satmak istiyor. Benim elimden almak istiyor. Ama bunlar benim hiç umrumda değil biliyor musun Ali hem de hiç .
Benim ailem öldürüldü Ali . Benim ailem cinayete kurban gitti . Ve benim bunu öğrenmem lazım . Benim annem ve babamın katilleri şu an dışarıda Fink atıyor. Benim onların intikamını almam lazım . Böyle çok mutsuzum anlıyor musun . Yediğim yemekten içtiğim sudan zevk alamaz oldum ki ben . Hayattan zevk almıyorum ki . Aslında ben ölüyüm biliyor musun . Sessiz ölü.
Gittin mi guzelim onların mezarına . Gitmek ister misin ha . Götüreyim mi seni.
Gerçekten götürür müsün beni. Yapar mısın bunu bana .
Yapmaz miyim güzelim sen istersin de ben yapmaz miyim ? Nerede ailenin mezarlığı .
Ankara'da Ali Ankara'da .
Ali'nin Ağzından
Arya o kadar masum ve o kadar temizdi ki bu insanların onu böyle üzmüş olmalari benim aşırı derecede canımı sıkıyordu . Kim derdi ki bu naif beden bu kadar zorluklarla tek başına göğüs gerdi diye . Hangimiz hak ederdi ki böyle serefsizligi . Böyle pisliği . Onu mutlu etmek için ne gerekirse yapacaktım . Hem de ne gerekirse . Elini tutup konuşmaya başladım . Benim de ona karşı hislerimi bilmesi lazımdı hem de her şeyi .
Bir gün okula gitmiştim Arya . Ben normalde senden önce hiçbir zaman okula gelen birisi değildim . Okula geldiğim saatler bir saati geçmezdi. Hatta bazen haftanın tüm günü bile gelmedigim zamanlar oluyordu . Yine siktiri boktan bir güne uyandığım zaman annem okula gitmem için başımda nutuk çekiyordu ama benim zerre umrumda değildi . Kafama koymuştum . Gitmeyecektim okula. Sonra bir haber aldım bizim çocukların başı dertte diye . Tuttum gittim okula. Ama öyle derslere falan girmek için değil ha . O çocuğun boyunun ölçüsünü alıp eve gitmekti tek derdim . Çünkü okulu hiçbir zaman önemli bir yer gibi görmemiştim. Okulun bahçesinde otururken bir kız çekti dikkatimi. Daha önce okulda asla ve asla görmediğim bir kız. Dalgalı saçları vardı kıvırcığa yakındı . Sapsariydi saçları altın sarısı gibi . Sonra kafasını çevirdi bizim olduğumuz tarafa . O sıra o kızın gözleri çekti dikkatimi . Masmaviydi deniz mavisi gibiydi adeta. Gökyüzü gibiydi. Birden başımdan aşağı kaynar sular dökülür gibi içimde bir sıcaklık oluştu. Anlamlandırmadigim bir şeydi bu . Artık ne dersen dersin . Yıldırım aşkı mı . İlk görüşte bir aşk mı. Bu ve bunun gibi bir sürü şey . O kız sendin Arya . Yanına hiçbir zaman gelmedim . Hatta sana en soğuk olan kişi bendim. Çünkü benim okulda bir klasım vardı. Ben bugüne kadarki tek bir kızın bile peşinde koşmayan bir adamdim anlıyor musun . Seni de başlarda o kızlar gibi sandım . Hakkını yemem çok güzel kız diye düşündüm ama eğer ki benim bu okulun lideri olduğumu düşünürse o benimle tanışmak için gelir diye düşündüm . Ama sen tüm düşüncelerimi yanıltmıştın . Kaç ay boyunca bekledim. Değil yanıma gelmek yüzünü çevirip hiç kimseye bakmıyordun bile . Bana bile. O an anlamistim . Sen çok farklı bir kızdın hem de aşırı farklı . Sana aşık olduğum işte bu kız hayatımın aşkı olsun dediğin gün ise tam olarak şu gündü . Sen o sıra karşıdan karşıya geçiyordun . Ben de arkandan acaba ne yapacak diye dikkatli bir şekilde seni izliyordum . Gelen arabaları durdurdun . O sıra yolun ortasında öylece bekliyordun . Elinde bir şey tutuyordun . Yaralı bir kuş . Etrafına bakındın . Birinin yardım etmesini bekledin. Hiç kimse gelmedi o gün senin yanına . Siktigimin pezevenkleri diyip arabayı aldığım gibi yanına gelmistim hatırlıyor musun diye sordum . Sadece kafasını sallamakla yetindi. Sana bin dedim arabaya . Önce tereddüt eder gibi bekledin sonra kuşun o halini görünce dayanamadın sen de bindin arabaya . O gün hiçbir şekilde bana dönüp bakmadın arya . Gözlerinden yaşlar akıyordu. Ne olur ona bir şey olmasın ne olur onu yetiştir Ali diye ağlıyordun . Benim ise tek takildigim şey bana Ali diye seslenmen olmuştu . O kadar çok hoşuma gitmişti ki sen benim adımı biliyordun . Bunu benim çeteye söylesem güler gecerlerdi ama sana karşı zaafimin olduğunu o gün o arabanın içinde senin elinde o kuş varken bana Ali diyişinden anlamıştım . Onu götürdük seninle birlikte veterinere . İyileştirmisti doktor onu . Güzel bir şekilde yaralarını sardiniz beraber . Eline aldin onu . Konuştun onunla . Sanki dünyada sadece ikiniz vardınız o gün . Sen ve o kuş . Gözün hiç kimseyi görmüyordu beni bile . Öptün onun kanatlarından . Biliyor musun benim yaralarımı hiç kimse sarmadı . Biliyor musun beni hiç kimse yaralarimdan öpmedi . Biliyor musun ben düştüğümde hiç kimse bana bakmadı . Ben kendi başıma ayakta kalmak zorunda kaldım. Ben kendi başıma büyümek zorunda kaldım. Hayat mücadelesi vermek zorunda kaldım . Ama ben senin yaralarını öptüm . Seni iyileştirdim . Şimdi her kuş gibi özgürsün. Uç kuşum uç ki yaşadığımi hissedeyim dedin . O an ben bir söz verdim . O an ben dedim ki . Ulan Ali . Ulan oğlum sen bu kızın yaralarından öpüp yaralarini iyileştireceksin . Düştüğünde sen el uzatacaksın . Hayat mücadelesinde yanında olacaksın. Kırıldığı yerden öpeceksin diye söz verdim kendime . Ben o gün sana aşık oldum Arya . Evet pic oğlu picim. Evet şerefsizin önde gideniyim . Evet iyi hiçbir şeyim yok . Evet çok kavgacı bir insanım. Ama izin ver yaralarını ben sarayım . Öpeyim kırılmış yerlerinden . Fazla değil mi güzelim omuzlarında ki yükler . Ben omuzlarım ben varım . Ben sana dağ da olurum . Ben sana ana da olurum . Ben sana baba da olurum . Ben sana arkadaş da olurum . Ben sana kardeş de olurum . Sen ne istersen ben sana onu olurum güzelim. Ben seni üzmem . Senin şu gözünden akan tek bir yaş için dünyada adam bırakmam yine de onun hesabını sorarım . Her ne kadar şerefsiz bir insan da olsam sana kalbim geçti be guzelim . Bu kalp senden önce atmiyordu. Sen benim de bir kalbim olduğunu benim de bir insanı karsiliksiz bir şekilde sevebileceğini öğrettin bana . Şimdi söyle bana nasıl vazgeçeyim senden . Şimdi söyle bana nasıl unutayım seni . Kolay mı sanıyorsun bunu . Sen kırılmış bir kiz olabilirsin ama ben sana kanat olacağım . O kanatlarla en baştan en güzel şekilde uçmayı öğreteceğim sana . Şerefsiz bir insan olabilirim . Bunu hiçbir zaman inkar etmedim ama Allah şahidim olsun bu kalp seni çok sevdi güzelim . Bu kalp yangın yeri . Bu kalp seni istiyor bir tek seni .