19.

795 Kelimeler

Bleed’in en alt katmanında, taşların altında unutulmuş bir geçit vardı. Kael, Elena’nın kanını hâlâ zihninde taşıyordu. Ama bu artık arzu değil—kıskançlıkla karışmış bir açlıktı. Elena’nın Boris’le kurduğu bağ, Telebris Cordis’in ritmini değiştirmişti. Ve Kael, bu ritmi kendi lehine bükmek istiyordu. Geçidin ortasında, eski bir sunak vardı. Üzerinde çatlamış semboller, Elena’nın yankısına benzer izler taşıyordu. Kael diz çöktü. Parmaklarını taşlara bastı. Gözleri koyu kırmızıya döndü. “Senin ritmin,” dedi fısıltıyla, “bana ait olmalıydı.” Taşların altından bir titreşim yükseldi. Bleed bu ritüeli tanımıyordu ama reddetmiyordu da. Kael, Elena’nın yankısını taklit etmeye başladı. Nabzını onunkiyle senkronize etmeye çalıştı. Ama bu taklit, bir yankı değil—bir çarpıtmaydı. Bir anda taşların

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE