Hemen Okanın koluna girip, yere serilen bedenini kaldırmaya çalıştım.. Ama ağırlığı altında eziliyor ve ne yazık ki baygınlık geçiren vücudunu bir milim kıpırtadamıyordum.. Kimler vardı peşinde, onu bu hale getirecek ne geçmişti aralarında.. İzmir nere, Ankara nereydi.. Bu çocuk ne zaman gelmişti bu şehire.. Karman çorman olan kafama, Alperenin içeride uyuyor olduğu gerçeği daha yeni dank ediyordu.. "Alperen, Alperen yetiş.." Bir kaç kez seslenmeme rağmen, Alpereni uyandıramamış olacağım ki hiç ses seda gelmemişti içeriden.. Okanı yavaşça yere bıraktım ve koşar adımlar ile yatak odamıza girdim.. Kafasını yastığının altına sokmuş ve horul horul uyuyan sevgilimin üzerine tabiri caizse panter gibi karşıdan atladım.. Üzerine çöken ağırlıkla yerinden sıçradı garibim.. "Alperen kalk, Oka

