Kapıdaki parmaklarım ile becerebilsem tuttuğum ahşabı paramparça edebilirdim.. Karşımda kızıl saçları dümdüz bir halde belinde, kalemle çizilmiş gibi bir surata sahip ve üzerinde varla yok arası açık kahve mevsimlik bir elbiseyle dikilen kadından gözlerimi alamıyordum.. "Huu huuu.. Tatlım Alperen diyorum, burada mı.." "İ - içerde.." dedim işaret parmağımla salonu işaret ederek.. Yapmacık bir tebessümle başını salladıktan hemen sonra, topuklu ayakkabılarını çıkartma gereği duymadan evime daldığında artık sol gözüm yavaştan seğirmeye başlamıştı.. Kapıyı sert bir şekilde kapatıp bende peşine takıldığımda, zaten holün sonunda olan salonuma giriş yaptı ve Alpereni görünce buzağasını gören inek gibi bir böğürtü çıkarttı.. "Alpişş, bu ne hal.. Dün gece bir şeyin yoktu senin.." Dün gece de

