-Şimdi asıl olaya geçebirizi değil mi? -Öyle mi neymiş. -Bilmiyor musun o zaman sana öğreteceğim. Sesinde erotik bir tını vardı. Birden beni kendine doğru çekti.Masadan o kadar hızlı kaymıştım ki sırtım sızlıyordu.Kolları o kadar güçlüydü ki ben istemesemde ona kapılıyordum. Tekrardan kucapındaydım.Bu sefer beni kucaklayıp koltuğa götürdü. Yarım saati aşkındır üstünde yattığım sert masadan sonra koltuk bana pamuktan bir yatak gibi gelmişti. Kendini onun kollarına ve yumuşak koltuğa bırakmıştım.Aslında hiçde yumuşak değildi. O kadar eskimiş ve aşınmıştı ki telleri neredeyse koltuğun kumaşını delip derime batacaktı. Ama o an düşünebildiğim tek şey Ege'nin kaslı kolları ve huzurlu kalbiydi. Beni öpmeye başladığında boynumu, dudaklarımı ve göğüzlerimi biran olsun boş bırakmıyordu. D

