6. BÖLÜM (üstünlükyarışı)

1702 Kelimeler
Azra kapıda öylece kaldı, arkasında Farjad duruyordu. Arkasına döndüğünde genç adamın kendisini öfke barındıran bakışları ile süzdüğünü görünce, o an ne yapacağını bilemedi. Şaşkınlık ve ürperti hissetti. Genç adamın Gözlerinde öfkemi vardı? Neden? Ne yapmıştı. Neden sürekli hata yapıyordu, ya da her yaptığı hata sayılıyordu ki? Kaçmak istedi, Odasına gidip kapıyı kapatmak, yorgana sarılmak ve bugünü kafasında bitirmek, Yarın ne olacaksa olsun hazır olmak güçlü olmak istedi. Aradan sıyrılarak gitmek için hamle yaptığında, Farjad onu bileğinden yakaladı. Azra’yı kendine çevirdi. ''Bişey mi oldu? Ağladın mı sen?'' '' yo, yo hayır! Selin’le sohbet ediyorduk, birkaç anı geldi aklımıza hüzünlendik sadece, önemli değil! ‘’ Diyerek olayı kapatmak istedi. Farjad hala kolunu bırakmamıştı ve ikna da olmamıştı. Kolay ikna olabilen bir adam olmadığını anlamıştı Azra, içinden şu an dua ediyordu. ‘Allah’ım ne olur uzatmasın, elinden kurtar beni…’ dese de istediği olmayacaktı. '' bir şeyler var bana söylemek istemiyorsun ama benimle ilgili olduğunu hissediyorum nedense! Böyle bilinmez bilmece gibi davranma, ikimizde yetişkin insanlarız, ne söylemek istiyorsan direk bana söyle. Kapalı kapılar ardında birilerine bir şeyler anlatan, mızmızlanan biri ile aynı evde kalmak istemem. Benimle yüzüme, gözlerimin içine bakarak konuş! Susman konuyu kapatmana izin vereceğim anlamına gelmiyor. Ben tamam demeden tamam değildir. Ayrıca bir sözleşme yapmamız gerekiyor gibi, Özel hayatımızın gizliliği konusunda sana güvenemem, Avukatıma bir sözleşme hazırlatırım imzalarsın bende bu konuları bir daha açmam!’’ ‘’ Ne sözleşmesi? Neden gerekli bu?’’ ‘’ İkimizde aramızda ne geçerse geçsin üçüncü bir kişiye asla bir şey söylemeyecek, aile içinde olan şeyleri birine anlatmayacağımıza dair sözleşme. En azından yüklü bir tazminat ödemek istemeyen buna riayet eder! Benim param var evet senin yok ama adil olacağım, bende tüm servetimi ortaya koyacağım. Bu seni rahatlatır değil mi?’’ Azra sessiz kaldı. Zaten kimseye anlatmazdı ki! Buna gerek yoktu. Sanırım, Zenginler kendilerini korumak için bunu yapıyordur diye düşündü ve sesini çıkarmadı. Farjad ise bu sessiz kalışı, bir kabulleniş olarak yorumladı. ‘’ Tamam, Bende öyle düşünmüştüm!’’ ''' Bugün söylediklerim sana ters geldi anlıyorum! kibar bir adam hiç olmadım, olamam da! Benim kurallarım var, bazı konularda hassasiyetlerim var. Kendime göre ilgi alanlarım. Bunları göz önüne alarak davranman durumunda aramızda sorun olmayacaktır. Beni sakın hafife alma! Bir erkek arkadaş istemiyorum, ya da herhangi bir buluşma eğlence, gerçek bir evlilik gibi sadakatli olarak bu üç yılı geçireceksin. Sakın bana inat yapma! Bazı konularda net olmaya çalışıyorum, bazı kurallar koyarsak daha iyi ilerleriz, öfkeli bir yapım var evet ama sende uyum içinde olursan onu hallederiz diye düşünüyorum. Eğer bana inat yaparsan, tersime gidersen asla bunu kabul etmem ve seni cezalandırırım. Nasılsa gerçek evlilik değil deyip beni görmezden gelmemek gibi bir hataya düşme, ayrıca bu konular en yakınındaki Şenol içinde geçerli. Mesafe koyacaksın, İçeriye girerken sana sarılması, öpmesi hiç hoşuma gitmedi. Bütün bu konuştuklarımızı, tekrar tekrar hatırlatmak istemiyorum!" Azra Başını önüne eğdi ve konuşmanın bitmesini bekledi, tepki de vermedi. Farjad kıza sert ve hakimiyet kurarcasına bakıyordu. Çene kemikleri çıkmış sertleşmişti, gözleri karartılı ve hükmü altına almak istercesine deliciydi. Bu bakışla zaten hükmü altına almıştı bile, karsısındaki kadın itaatkar bir tavırdaydı, içten içe genç adam bu tepkiden hoşnuttu. Bir kaç dakika öyle kaldılar, Farjad gözlerini kıza dikti ve onu sürekli boydan boya süzdü iç çekti, havayı teneffüs etti. Kızın Yüzünü tepkilerini izledi bunu hep yapıyordu. Bir şeyler söylemek istiyor ama sanki korkuyor gibi çekingen bir tavrı vardı. ‘Bu Çekingenlik, bu kendine güvensizlik aslında onda olmayan bir şeydi, bir nedenden dolayı sürekli kendini engelliyor, adeta içsel bir baskı kuruyordu. Bu neden olabilirdi? Bütün sorun paramı? Bu kadında susması itaat etmesine yarayan tek şey paramı? Neden? Sonuçta bu karşılıklı bir anlaşma, söylemek istediğini de söyleyebilir! Onu tanımam ve neye tepki verdiğini bilmem için bana karşı çıkması gerekirdi. Evet ama bir fikri varsa tabi! Eğitimsiz bir kadın beni ikna edece ne söyleyebilirdi. Ancak ona kurallar koyarım oda bütün bunlara uyar! Bana sorgusuz itaat eder. Aslında tam olarak istediğim koşulsuz sorgusuz itaat değilki, Sadece Cinsel anlamda itaat! Ama beni yanlış anlıyor, Kapasitesi bu kadar düşünemiyor algısı yok! Neyse boşuna vakit kaybı!’ Genç adam bunları içinden geçirirken Azra kafasındakini söyleyip söylememe, konusunda kararsızdı. Farjad ona bir fırsat vermek istedi. ‘’ Söylemek istediğin ne ise söyle!’’ Azra cesaretini topladı. Bugün söylemez ise bundan sonra söylemesinin asla bir anlamı olmayacaktı. Bunu çok iyi biliyordu. ‘’Bu söylediğiniz kurallar sizin içinde geçerli mi? Sadakat Konusuna bir tek benmi dikkat etmeliyim?’’ İşte bu! Farjad’ı etkileyen cümle geldi. Evet direniyor sorguluyor olduğunu göstermesi doğru bir hamleydi. ‘’ Bu eve bir kadın getirerek senin gururunu kırmam!’’ ‘’ Dışarda da bir kadınlar beraber olduğunda gururum kırılacaktır. Sadakat zaman ve mekan ayırt etmez, sizin tanımınız sadakatin tanımı değil!’’ ‘’ Öylemi! Nedenmiş? Sen bir kadınsın bense bir erkeğim, ikiside uygulamada farklı şeyler! Bir kadının sadakatsizliği çok daha mide bulandırıcı, ama erkeğin ihtiyaçları vardır. Bunu gidermek içinde bazen ilegal yollara gidebilir bu her zaman sadakatsizlik değildir!’’ ‘’ Kurallar size göre demek ki! Bunun kadın erkek diye ayırımı yoktur ama işinize öyle daha kolay geliyor olmalı, bu kadar katagorize ettiğinize göre! Madem gizli olduğu sürece sorun yok! Bende gerekli gizliliği sağlamaya dikkat ederim merak etmeyin!’’ ‘’ Sen ne diyorsun! Ağzından çıkanı kulağın duyuyormu senin? Yapacağımı yaparım belli etmem mi demek istedin sen?’’ ‘’ Evet kısaca sizin dediğiniz gibi işte…’’ ‘’ Bana bak! Şuan gerçekten çileden çıkmak üzereyim, uzatmak istemiyorum. Seni adam etmem gerekiyorsa seve seve yaparım! Aklını başına al, git odana düşün biraz. Çünkü artık saçmaladığını düşünüyorum!’’ ‘’ Hayır saçmalamıyorum!’’ ‘’ Kes şunu! Odana git! Yoksa elimden bir kaza çıkacak!’’ Azra sinirlerine hakim olamıyordu. Resmen Geri Kafalı ve bağnaz bir adamla aynı evde Üç yıl geçirecek olması yüzüne bir yumruk gibi gelmişti. İşte bu büyük bir sorundu. Hemde Kocaman bir sorun. Yüzüne bile bakmadan, öfkeli olan adamın omuzuna çarparak, kinaye yaparak odasına gidip, kapısını da şiddetli bir ses ile kapattı. Odasına çekildi, tüm bu olanları düşündü ve içinden de çıkamayacağı aşikârdı fazla yıpratmak istemiyor kafasını yormak istemiyordu. Yatağa yatmak üzere, geceliğini giyerken düşündü. Aklının yorulduğunu hissetti, Keşke hiç bir şey söylemeseydi daha mı iyi olurdu. Susma yemini vardı. Keşke sussaydı. Ama hayatta en nefret ettiği insanlar, özellikle her şeyi kendine hak gören ama nedense başkalarına hak görmeyen erkeklerdi. Cinsiyetçi ve kadın düşmanı olan erkekler Sınırsız özgürlükle hareket eder, her utanç verici duruma düşer ama sadece bu durumdan utanması gereken kadınlarmış gibi davranırlardı. Hayatına çok bu zihniyete sahip erkek girmişti ve onları anladığı an onlardan uzak durmuştu. Bazen tacize bile uğramıştı. Ama bundan bir şekilde kurtulmuştu. Özellikle biri vardı ki, o kişiden kurtulmasına yardımcı olan Şenol hakkında bu adam ne biliyordu ki, Ona laf söyle bilirdi. Bundan son derece rahatsız olmuştu. Tüm tepkisi Şenol konusunda söyledikleri içindi aslında. Azra’nın tek güvendiği iki dostuydu onlar, kimse onlara laf söylemez, itham edemezdi. Helede hiç tanımadığı bir adam asla! Bundan sonra daha mesafeli ve daha az konuşma yaparak bu üç yılın bir an önce bitmesi için dua edecekti. Bu şekilde bir kafada bir adamla aynı evde olmak imkânsız gibi görünüyordu. Farjad kızın kapıyı sert kapatmasına bozulmuştu ama öfkesini kontrol etmek istiyordu. İlk günden bu kadar fazla sorun yaşıyor olmak hiç iyi değildi. Ama kızın söylediklerinde doğru buluyordu. Bir Kadın olarak böyle düşünmesi normaldi, Cinsiyetçi değildi ama bu kadını tanımak için zıttı fikirler beyan etmek tavırları konusunda bir ip ucu olurdu, muhalif olma sebebi ne kadar ileri gideceği merakındandı. Başkaldıran kızın bu taşkın tavrından dolayı öfkelenmişti. Duygusuna engel olamadı ve bu şekilde yapma konusunda ısrar ederse bir gün kendini engellemeyecek gerekeni yapacaktı. Kendini anlatmasına evet, ama taşkınlık ve asilik yapmasına Hayır! Bir kadını kontrol etmek isteyen bir adamdı. Fikirler konuşulur tartışılır ama otorite asla! Azra iç sesi ile bile sohbet edemeyecek kadar yorgundu, yatağa uzandı pikeyi üzerine çekti ve anında uykuya daldı. Tüm gün beklediği an buydu. Diğer yandan, Farjad yatağına uzanmış, başını kollarının üzerine koymuş tavanı seyreder pozisyonda saatlerce düşündü. Sorun etmese de, kesinlikle kontrol etmek istiyor bir şekilde kurallara uyan itaatkar bir kadın olmasını istiyordu. Üç yıl çok uzun bir zaman değildi evet ama çok kısa bir zamanda değildi. Sürekli bu kızla uğraşmak zorunda kalmakta istemiyordu. Tüm bunları düşünürken uykunun kollarına bıraktı kendini… *** Azra Sabah uyandığında deliksiz uyumuş olmanın verdiği huzuru vardı üzerinde, akşam olanlardan kendini sıyırmış, keyfli bir sabah enerjisi ile uyanmıştı. Elbette gergindi ama yapacak bişey yoktu olan olmuştu. Fakat bundan sonra kesinlikle hiçbir konuda asla bu cinsiyetçi ile münakaşaya girmeyecekti. Ne olursa olsun onun işine yarıyordu, hem konuş diyor, hemde konuunca suçlu ilan ediyordu. Tutarsız kendini bir halt sanan bu adamla, ne kadar az iletişime geçerse onun için daha iyi olacağı kanatine vardı. O yüzden de yeniden bir başlangıç yapacaktı bu sabah., Yatak kıyafetlerini çıkardı. Banyoya gidip yüzünü yıkadı. Kısa bir duş aldı ve Günlük evde giyeceği kıyafetlerini giydi, biraz yüzünü renklendirdi. Birkaç gün izinliydi ve iyi dinlenmek istiyordu. Farjad işe gideceği için erken uyanmıştı ve kendine sabah kahvaltısı hazırlıyordu. Uzun sure yalnız yasamış bir bekar olduğundan dolayı kendine hizmet edebilen kendi işini gören bir adamdı. Güzel bir kahvaltı masası hazırladı ve mutfağa gelen Azra’yı da masaya davet etti. Azra şaşırdı, barışçıl davranışa elbette ters cevap vermeyecekti. O da kendisine yapılan bu jeste hayır demedi, inatlaşmayacaktı, uyumlu olacaktı, herşey daha zor olsun da istemiyordu genç kadın. Uyumlu olmak, üç yılı huzurla geçirmek istiyordu. Hiç bir şey olmamış gibi, Sohbet eşliğinde ilk kahvaltılarını yaptılar, Bugün genç adam ona iğneleyici sorular sormuyor, gayet centilmen davranıyordu. Kahvaltı bittikten sonra Farjad işe gitmek için evden ayrıldı. Azra tüm gün evde kalmıştı, bir ara market alışveriş yaptı ve mutfağa girdi. Akşam yemeğini hazırladı keyifle hazırladı, yeni ve donanımlı bir mutfakta hünerleri göstermek olağanüstü bir mutluluktu. Herşeyden önemlisi insanın kendi evinin hanımı olmak, bir oyun olsada bir sözleşmeli evlilik olsa da harika bir duyguydu. Yalanda olsa bu duyguyu tadıyor olmak bile ondaki duygunun büyüklüğünü tarif edemezdi. 'Evde olmak ta güzelmiş! Kadınların evden çıkmadan tüm gün ev işi yapıyor ve bunsan şikayet etmiyor olması bundan sanırım, böylesine düzenli temiz ve harika eşyaların olduğu bşr evin kadını olmak harika bir duygu! Keşke tüm bunlar gerçek olsaydı. Aman ne olacak olmasa bile, ben olmuş gibi davranırım sonuçta üç yıl kocaman bir üç yıl tadını çıkar Azra!' Diye içsesi ile muhabbet ediyordu. Bir ara Selin ile de telefon da konuştular, günü çok çabuk geçmişti. Aksam için yemek sofrasını hazırladı ve belemeye başladı. Beraber yemek yiyebilirlerdi, bunda bir sakınca yoktu. Bu sabah bir şıklık yapmıştı, bunu Azra’da yapmak istedi. Bu kötü bir şey değildi sonuçta. Sabah ki jestin altında kalmak istemedi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE