Cihan'dan... Halamla konuştuktan sonra İzmir'de duramamış içime çöreklenen endişeyle harekete geçmiş saat 18.00'de İstanbul'a dönmüştüm.Havaalanında beni bekleyen arabaya bindim, şoförünün arabayı çalıştırmasıyla eve doğru yola koyulduk. Zaten Asel olmadan geçen bir hafta bir asır gibi gelmişken şimdi de yollar bitmek tükenmek bilmiyordu.Kız burnumda tütüyor mesafeler sonsuza uzanır gibi devleşiyordu gözümde. Asel’in hasta olduğunu öğrendiğimden beri içime bir sızı düşmüş, endişem göz bebeklerimden okunuyordu.Beni sevmediğini düşündüğüm için,aslında 'yüzünü görmek işkence gibi geliyor' dediği için gitmiştim.Yüzümü görerek acı çeksin istememiştim.Ama onsuz olamayacağım bu kısa süreli ayrılıkla kazınmıştı beynime. Oldukça sabırsızdım. "Biraz daha hızlı sür şu arabayı!"dedim yorgun sesim

