Yeter "Ahueda'm, sana yolladığım kremi sürdün değil mi? Aslında içim hiç rahat değil, gelip ben sürmek isterdim sonuçta o ayaklarla üzerimde horon tepme vaadinde bulunmuştun, senin tabirince Kutsal ayaklar onlar." "Tabi canım, bizim evin sınırları da kutsal topraklar zaten. Benim ayaklarımın kutsallığı da oradan geliyor." Telefonun diğer tarafında sessizlik olunca, kıkırdadım. Yatmaktan canım sıkılmıştı ne yapabilirdim ki? "Sen gerçekten iyisin değil mi, Bal kız?" Ensemi terleten saçları yastığımın üzerine doğru iteleyerek, cevap verdim. "İyiyim ama" "Bir şeye mi ihtiyacın var?" "Yok ya, keşke hastanelerde olduğu gibi böyle ablamı, Melek'i beni yan yana yatırsalardı. Sıkılıyorum ben böyle, benim bu kadar yerimde durduğum görülmüş iş değil Bal göz." "Film izlemeye ne dersin?" Bah

