Tam kalbimin ortasına kurşun yemiştim de, nefes almak çok zor bir eyleme dönüşmüştü sanki. Kafesin içine konulmuş, etrafı karanlık olan küçük bir yere hapsolmuş gibiydim. Yüzüme sertçe vuran rüzgar saçlarımı arkaya doğru savururken, gözlerimi açık tutmakta zorlanıyordum. Bahadır beyden böyle bir itiraf duymak, beni çok fazla sarsmıştı. Her şeye tonlarca cevabı olan ben, şu an arkamı dönüp iki kelime söyleyemiyorum. Tekrar aynı gözleri görmeye hazır hissetmiyorum kendimi. Kaç dakika veya saniye orda o şekilde ayakta durdum, bilmiyorum. İçimi ateş gibi yakan bir nefes aldım, arkamı dönmek için cesaretimi topladığımda omuzlarımda ellerini, boynumda nefesini hissettim. Hayır! Bu yakınlık doğru değil bir defa, koca bir hata! Omuzlarımı kaldırıp indirerek ellerinden kurtulduktan sonra, k

