ÜÇ AY SONRA.... Okuduğum kitabın sayfalarını kapatıp saate baktım. Hira ile birlikte kermese yardım etmeye gidecektim. Ama ilk kez gitmek istemedim. Bunun tek sebebi vardı Ahmet.. Evlerinde karşılaştığımız o gün ise aklımdan bir türlü çıkmıyordu. "Senin ne işin var evimde?" Adam bana bağırmaya terslenmeye programlanmış gibiydi. Kaç ay olmuştu görüşmeyeli. İnsan bir merak ederdi. Bu kız nere kayboldu derdi, öldü mü kaldı mıydı? Benim kapıma güller seren onca adamı papatya yaprağı gibi seviyor sevmiyora kurban etmiş de herkese gülen iyi niyetli güler yüzlü Ahmet'e kapılmıştım. Şimdi ise bu sözler bir gülle gibi oturmuştu yüreğime. Birazcık bile mutlu olmamıştı, sevinmemişti bile beni tekrar gördüğüne. Bu o güne kadar yaşadığım en büyük yıkımdı. Ona hiçbir zaman ulaşamayacağımı anlatmışt

