8. bölüm

958 Kelimeler
Aysenur hanımın çığlığı ile herkes aşağıya inmişti. Ali kardeşini rabianın kucağında gördüğünde onun yaptığını düşünerek sinir pompalamaya başladı. Rabia kimseye cevap vermeden askerlere gitmelerini söyleyip yukarıya çıktı. Ve yelizin olduğunu tahmin ettiği odaya girdi ve yelizi yatağına yatırdı. " g-gitme. L...lütfen " yelizin çaresiz çıkan sesi ile rabia bu görüntü karşısında yutkunmuştu. " bekle güzelim, geleceğim ben tamam mı, annenlere haber vereceğim sadece " Yeliz başını iki yana sallayıp rabianın kolunu daha sıkı tuttu. " istemiyorum, gitme abla " rabia yutkunarak bakakalmıştı. Baba benimde kardeşim olsun mu. Ben ona çok güzel bakarım lütfen olsun. Kes lan sesini, daha kendi boğazımıza bakamıyoruz birde başka çocukmu çıkartacağız başımıza. Dayak yemek istemiyorsan doğru bodrum katına. Yürü ... " tamam ablacığım , annenlere hemen söyleyip geleceğim anlaştık mı. Abinlerde çok merak ettiler, söz veriyorum hemen geleceğim " " söz mü " dudaklarını büzerek sorduğu soruya gözlerinin dolmasını zor engellemişti. " söz. Abla sözü " Yeliz başını sallayarak yastığına geri yattı. Ve sessizce ablasının gelmesini beklemeye başladı ~~~ rabia dan devam kee Aşağıya inerken salondan sesler geliyordu. Salona ilerlediğim zaman alinin kıpkırmızı suratı, karısının onu sakinleştirmeye çalışması ile karşılaştım. " bak canım sakin ol, illaki bir sey söyleyecek " " ayça ba- KARDEŞİME NE YAPTIN LAN SEN ! " Beni fark ederek hemen üzerime yürüdü. Tabi mesleki deformasyon , deri adım atmadım. Sadece bekledim. Ona karşılık vermek için bana bir şey yapması gerekiyordu ki kendimi savunabileyim değil mi amaa. En fazla bir kere vurabilirdi. İzin verdiğim içindi o da. Tamda düşündüğüm gibi olmuştu. Salonda yankılanan tokat sesi ile birlikte sol yanağımda hissettiğim sızıyla başım sağa doğru düştü. Hepsinden şaşkınlık dolu 'hih' nidası çıkmıştı. Başım sağa doğru eğikken ağzımda hissettiğim metalik tat ile birlikte elimi dudağıma götürdüm. Dudağım patlamıştı. Boks mu yapıyor bu adam. Rabbim teröristlere nasip etsin böyle düşman. Bana değil... " oğlum ne yapıyorsun sen " " ali ne yaptığını zannediyorsun " " abi saçmaladın iyice " " iyice abarttın izin ver anlatsın kız" " babam olsa ne yapacaktın " " ali pişman olacaksın " Hepsi bir ağızdan bir şey söylerlerken tüm gücümü sol kolumda toplamaya başlamıştım. Aniden sol yumruğumu tam çenesine geçirerek yere düşmesini sağladım. Bu sefer daha büyük şaşkınlık nidaları dökülürken kimse yardım etmek için yaklaşmamıştı. Çünkü haklıydım... Dudağımdaki kanı elimin tersi ile silerken ayşenur hanıma hitaben konuştum " Ali beyin ilgilendiği dosyanın zanlısının kardeşi, tecavüzden yargılanıyormuş. Vurulduğum zamanda adamın kardeşi mesaj iletmemi istemişti. 'Ya davadan geri çekilirsin yada kızlarını sağ bulamazsın ' diyerek. Yani bilerek ıskalamışlardı. Daha sonra 3 gün yoğun bakımda kaldım sonrası malum. Bugün askeriyede toplantı yaptık. Uyarı yapmam ve koruma sağlamam emredildi. Haber vermeye ve koruma sağlamaya gelirken köşe sokakta... Bir adam... Yelizi sıkıştırmıştı,ki bu adam zanlının kardeşinden başka kimse değil di. Adamı paketleyip askerlere teslim ettim yelizide buraya getirdim... Suan izniniz olursa kız kardeşimin yanına yukarıya çıkıyorum. Hüseyin orgeneral ve hasan albaya haber verirsiniz akşam gelirler onlara daha detaylı açıklama yaparım " Kimsenin cevap vermesine izin vermeden yukarıya çıkıp yelizin odasına girdim Yatakta arkasını dönmüş, cenin pozisyonu almış yatıyordu. Ses çıkartarak yatağa girdim ve arkasından sarılarak kendime çevirdim. Bir an irkilmiş olsada ben olduğumu görünce bana sıkıca sarılmış başını boyun girintime saklamıştı. Bir yerde duymuştum Böyle bir olay yaşayan kadınlar onları kurtaran kişiye güvenirler ve onların yanından ayrılmak istemezlermiş. Saçlarından okşarken bir yandan da çok sevdiğim şarkıyı mırıldanmaya başladım. Bana bir masal anlat baba İçinde bütün oyunlarım Kurtla kuzu olsun şekerle bal. Baba bir masal anlat bana içinde Denizle balıklar yağmurla kar olsun Güneşle ay. Anlatırken tut elimi uykuya dalıp gitsem bile bırakıp gitme sakın beni. Anlatırken tut elimi uykuya dalıp gitsem bile bırakıp gitme sakın beni. Bana bir masal anlat bana içinde bütün sevdiklerim içinde İstanbul olsun. Bana bir masal anlat bana içinde bütün oyunlarım kurtla kuzu olsun şekerle bal. Baba bir masal anlat bana denizle balıklar yağmurla kar olsun güneşle ay Anlatırken tut elimi uykuya dalıp gitsem bile bırakıp gitme sakın beni. Bana bir masal anlat baba içinde bütün sevdiklerim icinde istanbul olsun ... Düzenli nefes alışlarından uyuduğunu anlamıştım. Bende rahat bir pozisyon alıp gözlerimi kapattım ve kendimi uykunun kollarına bıraktım... ~~~~~ yazar majestelerinden Ali şuan çenesine buz tutuyor bir yandanda annesinin azarını yiyordu. Ama en çokta vicdanının Asla bir kadına vuracak kadar alçalmam demişti. Ama göz göre göre bir kadına vurmuştu. Rümeysa( eski kız) nın yaptıklarına rağmen bir kere bile kalkmayan eli, dinlemeden etmeden ne diye kalkmıştı ki. Ama o yumruğu hak etmişti. Allah onu düşmanlara nasip etsindi Ona değil... " ya ben anlamıyorum sen nasıl... " eşine döndüğünde saf kızgınlık ve kırgınlık vardı. Bu yüzden kimse onu yerden kaldırmamıştı, nasıl yapabildim diye. Şuan daha büyük bir sorun vardı. Kızları onu tokat atarken görmüştü ve yanına gelmiyorlardı. Korkuyorlardı. Eşide ha keza. O andan beri kılına dokunmasına izin vermiyordu. Haklıydı. Çok haklıydı. " sen şimdi o kızın yüzüne nasıl bakacaksın, nasıl savcısın sen oğlum. Ha, hiçmi utanmayacaksın yüzüne bakarken. Ah oğlum ah, hep böyleydin sen. Düşünmeden etmeden yargılıyorsun hep. Şimdi sadece sen değil biz nasıl bakacağız. Demeyecekmi 'nasıl yetiştirdiniz' diye. Asaf (2. Abi ) eve geldiğinde olanları dinlemiş ve abisinin yüzüne bakmıyordu. Diğerleride aynı şekildeydi. Ömer beyi hasan albay aramıştı ve yelizin başına gelen durumu sakin ve kısa bir dilde anlatmıştı, rabianın kurtardığı kısım dahil.. Eve nasıl geldiğini bilmeyen ömer bey evdeki sessizliği fark etmişti. Kimseye ses vermeden kızının odasına adımlamıştı hemen. Ama kapının eşiğinde öyle durmuştu İçeriden gelen şarkı sesi kapının yanına çökmesini sağlamıştı. ( aynı şeyleri tekrar yazamam üşendim ) Rabianın sesi kesildiğinde ömer bey ne zaman aktığı bilmediği göz yaşlarını temizleyip aşağıya adımladı. Salonda konuşulan konuya odaklanmadan içeriye girdiğinde alinin morarmış çenesini gördüğünde bir sorun olduğunu anlamıştı. " ya ne olduğunu birisi anlatsın yada ben zorla öğrenirim " Ali hemen başını önüne eğip birinin açıklamasını beklemeye başladı. Ta ki. Ortada beklenmedik bir ses yükselene kadar. " babam yabiya abyanın yanayina vuydu " Çeviri " babam rabia ablanın yanağına vurdu "
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE