Hakan'ı hiç umursamadan geçip, Fırat'la beraber arabaya bindim ve telefonumdan en yakın nöbetçi eczaneyi buldum. Yirmi yedi dakika gösteriyordu. "Yirmi yedi dakika mı? Zahmet etme Ada. Yol üstünde beni kaldığım otele bırak zahmet olmazsa. Sonra da evine gidersin." "Bütün gece bu yarayla otelde mi kalacaksın gerçekten? Eczaneye gitmiyorsak bana gidiyoruz. Evde malzemeler var, pansuman yapabilirim." "Hiç zahmet etmene gerek yok, ben gerçekten iyiyim." "Fırat, benim yüzümden böyle bir gece geçirdikten sonra sana arkamı öylece dönüp de eve gidemem. Yani aklıma her geldiğinde kendime, yarana bir pansuman bile yapmadan gittiğim için kızarım." "Kendini suçlu hissetmen gereken bir durum yok Ada, gerçekten." "Ben anlamam Fırat. Ya eczaneye ya da bana gidiyoruz. Direksiyonun hakimiyeti bende."

